İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 1523 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
Varicellazoster virüsünün, ganlion geniculi ve nervus vestibulocochlearis (8. kafa siniri) ganglionlarını enfekte edişi nedeniyle fasiyal sinirde felç, kulakta şiddetli ağrı ve akıntı, işitme kaybı, baş dönmesi ve kulak sayva
Bulanıklığın, göz merceğinin bellitabakalarında oturmasıyla belirgin katarakt; zonüler katarakt.
Kuşak şeklindeki küçük bölge ile ilgili; kuşakçıkla ilgili; zonüler
tıbbi çeviri
Kuşakçıklar (zonula’nın çoğulu)
Göz merceğini -yerinde tutmak için- kirpiksi cisim (corpus ciliare)’e tespit eden (sabitleyen), ince liflerden oluşmuş bağ; göz merceğinin tutucu bağı; kirpiksi cisim kuşakçığı; siliyer kuşakçık
Kuşak şeklindeki küçük bölge; kuşakçık; zonül
Böbreküstü bezi korteksi’nin, fasiküler katın altında yer alan geniş, en iç katı; retiküler kat.
Böbreküstü bezi korteksi’nin, glomerüler kat ile retiküler kat arasında kalan orta katı; fasiküler kat.
Kürek kemiğini öne çeken musculus seratus anterior’un felci nedeniyle skapula içyan kenarının -kanadı andırır şekilde- arkaya doğru çıkıntı yapması; kanatlı skapula.
Vitellüs kanalının, embriyonal dönemde kapanması gerekirken, uzunluğu boyunca açık kalması sonucu göbekle bağırsak kanalı arasında oluşan geçit; vitellüs fistülü.
(L.): Bantlar; şeritler; vinkula(vinculum’un çoğulu)
Oval delik, oval pencere. Cavum tympani’nin orta duvarında nazomediyal olarak bulunan ve kulak kemikçiklerinden stapes’in basis stapedis’i tarafından kapatılan delik.
Bk. venae vestibulares
Denge duyusu, denge oluşması ve dengenin devamıyla ilgili anatomik bölümlerin oluşturduğu sistem; vestibüler labirent (labyrinthus vestibularis), nervus vestibularis ve beyin 4. karıncığının tabanındaki vestibüler çekirdekler
Streptomisin vb. antibiyotiklerin uzun süre uygulanışı sonucu gelişen, işitme ve denge bozuklukları ile belirgin patolojik durum; vestibüler felç
Membranöz labirent’in utriculus sacculus ve membranöz yanın daire kanalları (ductus semicirculares)’ndan oluşan bölümü; vestibül labirenti; vestibüler labirent,
Denge sistemindeki herhangi bir bozukluk ya da kulak labirenti’nin herhangi bir nedenle uyarılması sonucu gelişen, göz küresinde yavaş ve hızlı titreşimlerin birbirini izlemesiyle belirgin, çoğu kez baş dönmesinin de eş
Vestibüler sistem’in bir bölümünü oluşturmak üzere beyin 4. karıncığının tabanmda yer alan, nervus vestibularis’in ipliklerinin sonlandığı dört çekirdek; denge siniri çekirdekleri; vestibüler çekirdekler (Üst, alt
Vestibüler nöronit. Bk. paralytic vertigo.
Bk. nervus vestibularis
1 2 3 4 .. 75 76 77
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 3258 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Çimlendirilmiş arpada veya meyve sularında, alkol oluşturmak üzere mayalanmaya sebep olan maya mantarı (yeast)’nın yapısında bulunan enzim; zimaz.
Omur kemerinin her iki yanındaki -üst ve alt olmak üzere- iki çıkıntıdan her biri; eklem çıkıntısı. Bk. superior articular process of vertebra ve inferior articular process of vertebra.
Varicellazoster virüsünün, ganlion geniculi ve nervus vestibulocochlearis (8. kafa siniri) ganglionlarını enfekte edişi nedeniyle fasiyal sinirde felç, kulakta şiddetli ağrı ve akıntı, işitme kaybı, baş dönmesi ve kulak sayva
tıbbi çeviri
Varicellazoster virüsünün, ganlion geniculi ve nervus vestibulocochlearis (8. kafa siniri) ganglionlarını enfekte edişi nedeniyle fasiyal sinirde felç, kulakta şiddetli ağrı ve akıntı, işitme kaybı, baş dönmesi ve kulak sayva
Hastalığın hayvandan insana bulaşmaması için gerekli önlemlerin alınması; zooprofilaksi
Gebelik sonucu yavru doğuran; yavrulayan; zoogonöz.
Kirpiksi cisim kuşakçığı (zonula ciliaris)’na kesi yapma; zonülotomi
Kirpiksi cisim kuşakçığı (zonula ciliaris)’in iltihabı; zonülit.
Bulanıklığın, göz merceğinin bellitabakalarında oturmasıyla belirgin katarakt; zonüler katarakt.
Kuşakçıklar (zonula’nın çoğulu)
Vücudun herhangi bir kısmında kuşakla sıkılıyormuş gibi duyulan his; zonestezi
Primordiyal follikül içindeki primer oosit’in ve Graaf follikülü içinde gelişmekte olan ovum’un, etrafını saydam zar şeklinde saran glikoprotein tabakası; saydam kuşak (Zona pellucida, ovulasyon esnasında dışan at
Kişiye fiziksel ve zihinsel zindelik kazandırmak amacıyla uygulanan, Hintlilere ait bir egzersiz sistemi; yoga.
Sarı leke. Bk. macula lutea.
Sarı hummaya karşı bağışıklık oluşturma amacıyla uygulanan, civciv embriyo hücreleri içeren besiyerinde üretilmesini takiben virülansı giderilmiş canlı sarı humma virüsleri süspansiyonundan oluşan aşı; sarı humma aşısı,
Tomurcuklanma ile çoğalan, maya niteliğinde tek hücreli bir mantar; maya mantarı (Çimlendirilmiş arpada veya meyve sularında -alkol oluşturmak üzere- mayalanmaya sebep olur).
Treponema pertenue’nin sebep olduğu, yüz, genital organlar, kol ve bacaklarda kabuklu ülserler oluşmasıyla belirgin, tropikal bölgelerde yaygın olarak görülen bulaşıcı hastalık; frambezi; yavz.
Treponema pertenue’nin sebep olduğu, yüz, genital organlar, kol ve bacaklarda kabuklu ülserler oluşmasıyla belirgin, tropikal bölgelerde yaygın olarak görülen bulaşıcı hastalık; frambezi; yavz.
Ağızdan ksiloz verilişini takiben idrara geçen miktarı belirleme amacıyla, gıdaya bağlı pentozüri tanısında uygulanan bir test; ksiloz konsantrasyon testi,
Ksiloz’un bağırsaklardan emilişini takiben kana geçiş hızını belirleme amacıyla uygulanan test; ksiloz absorpsiyon testi
1 2 3 4 .. 161 162 163
Türkiye'nin en büyük online Tıp Terimleri Sözlüğü
Tıbbi Sözlük - Tıp Sözlüğü