İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 596 adet çeviri sonucu bulundu. 581 - 596 arasındaki sonuçlar:
Böbreküstü bezinin, kortek altındaki -epinefrin ve norepinefrin salgılayan-kırmızımsı kahverengi iç bölümü; böbreküstü bezi medullası
Adrenal yetersizlik. Bk. adrenocortical insufficiency
Bk. adrenalectomy
tıbbi çeviri
Adrenal bez .Bk. suprarenal gland
Böbreküstü bezi çalışmasını değerlendirme amacıyla, idrarda ve serumda ilgili hormonların ölçümüne dayanan testler; adrenal fonksiyon testleri.
Böbreküstü bezi korteksi’nden gelişen malign tümör (Androjen salgılayan adrenal kortikal tümör; adrenogenital sendrom’a kortizon ve hidrokortizon salgılayan adrenal koıtikal tümör ise Cushing sendromu’na seb
Böbreküstü bezinin, kapsül ile medulla arasındaki -kortikosteroid hormonları salgılayan- sarımsı renkteki dış bölümü; böbreküstü bezi korteksi
Böbreküstü bezi. Bk. suprarenal gland.
1- Böbreğin yanında; böbreğe bitişik. 2- Böbreküstü bezi; glandula suprarenalis.
Böbreküstü bezi anlamına önek.
Bebeğin doğumunu takiben normal süre (515 dakika) içinde uterus duvarından ayrılmayan, dolayısıyla dışarı atılışı geciken plasenta; yapışık plasenta
Yıpışık; aderan.
Çeşitli nedenlere bağlı olarak kısa sürede gelişen, böbrek glomerül ve tübüllerinin ağır harabiyeti sonucu üremi’nin eşlik ettiği oligüri veya anüri ile belirgin, böbrek yetmezliği; akut böbrek yetmezliği (Şiddetli kana
Akut parenkimatöz tonsillit. Bk. parenchymatous tonsillitis
Bk. nerviphrenici accessorii.
Taşıyıcı, iletici anlamına sonek.
1 2 3 .. 26 27 28 29
30
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 4869 adet çeviri sonucu bulundu. 21 - 40 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Deride, mukozalarda veya konjunktiva’da kuruluk gösteren; kserotik.
Triptofanın nikotinik aside çevrilişi esnasında oluşan bir ara ürün; ksantürenik asit.
Şeker hastalığında görülen, gözdeki retina damarlarının sarımsı renk alışı ile belirgin durum; bu nitelikle belirgin retinopati.
tıbbi çeviri
1- Derinin sarı renk alması; özellikle malign tümör gösteren bazı hastalarda derinin sarımsı renk alması; ksantoz. 2- Normal yapısını kaybeden doku ya da tümörün sarı renk alması.
Tendon kılıfı ya da aponevrozdan gelişmiş, ksantom hücreleri içeren sarkom; ksantosarkom.
Vaginadan sarımsı renkte koyu akıntı gelişi; ksantore.
Işığın rhodopsin üzerine etkisi ile oluşan sarı renge duyarlı bir görme pigmenti.ksantopsin
Derinin sarı renk gösterişi; ksantopati.
Deri üzerinde, lipid içeren histiositlerden oluşmuş, sarımsı renkte küçük kabartı veya leke; ksantom.
Deri üzerinde, lipid içeren histiositlerden oluşmuş, sarımsı renkte küçük kabartı veya leke; ksantom.
Deri üzerinde, lipid içeren histiositlerden oluşmuş, sarımsı renkte küçük kabartı veya leke; ksantom.
Lipid içeren histiositlerden oluşan, sarımsı kahverengi küçük granülom; bu nitelikte iyi tabiatlı küçük tümör; ksantogranülom.
Dişleri sarı renk gösteren; ksantodontöz.
Derinin sarı renk gösterişi; ksantoderma.
Sarı pigment oluşturan ya da içeren hücre; ksantosit.
Sarı ve mavi renklerin normal algılanmasına karşın, kırmızı ve yeşil renkleri algılayamama ile belirgin görme bozukluğu; ksantosiyanopsi.
Sarı ve mavi renklerin normal algılanmasına karşın, kırmızı ve yeşil renkleri algılayamama ile belirgin görme bozukluğu; ksantosiyanopsi.
Sarı renk gösteren; ksantokromi ile belirgin; ksantokromik (Deri ya da beyin-omurilik sıvısı hakkında).
1- Derinin sarı renk alışı; ksantokromi. 2- Beyin-omurilik sıvısının sarı renk alışı.
1- Sarı renk gösteren; sarı; ksantik. 2- Ksantin ile ilgili. 3- Ksantinden oluşan; ksantinden türetilen.
1
2
3 4 5 6 .. 242 243 244
Türkiye'nin en büyük online Tıp Terimleri Sözlüğü
Tıbbi Sözlük - Tıp Sözlüğü