İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
z
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 140 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
Enzim etkisiyle oluşan kimyasal değişme, mayalanma; fermantasyon: zimoliz.
Enzim oluşturan; zimoplastik.
1- Fermantasyonla ilgili: zimolitik 2- Fermantasyona sebep olan.
tıbbi çeviri
Enzim etkisiyle oluşan kimyasal değişme, mayalanma; fermantasyon: zimoliz.
Enzimler ve enzimlerin sebep olduğu kimyasal değişimleri konu alan kimya dalı; enzimoloji: zimoloji.
Enzime benzeyen; zimoid
Zimojenik hücreler. Bk. pepsin secreting cells.
1- Zimojen ile ilgili; zimojenik. 2- Mayalanmaya sebep olucu; fermantasyon yapan,
Zimojenin enzime dönüşmesi; zimogenez.
enzimin inaktif, öncü şekli; proenzim; zimojen.
1- Enzim anlamına önek. 2- Fermantasyon anlamına önek.
Çimlendirilmiş arpada veya meyve sularında, alkol oluşturmak üzere mayalanmaya sebep olan maya mantarı (yeast)’nın yapısında bulunan enzim; zimaz.
1- Enzim anlamına önek. 2- Fermantasyon anlamına önek.
Zigot’la ilgili; zigotik.
Birinci mayotik bölünme profazının, yan yana gelen homolog kromozomların sinapsis oluşturmaları ile belirgin ikinci evresi; zigoten.
Erkek cinsiyet hücresi (spermatozoon) ile dişi cinsiyet hücresi (ovum)’nin birleşmesinden oluşan diploid hücre; döllenmiş ovum, döllenmiş yumurta; zigot
birinci mayotik bölünme profazının ikinci evresinde izlenen, homolog kromozomların yan yana gelerek sinapsis oluşturmaları; zigonema
elmacık kemiği ve şakak kemiği ile ilgili, zigomatikotemporal
Zigomatikomaksiller dikiş. Bk. sutura zygomaticomaxillaris.
elmacık kemiği ve alın kemiği ile ilgili, zigomatikofrontal
1 2 3 4 5 6 7
z
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 213 adet çeviri sonucu bulundu. 21 - 40 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Zehir taşıyan; veneniferöz.
Zehirlenme hali; venenasyon.
Zar labirent’te utriculus ile saccuhıs arasındaki ince, küçük kanal; utrikülosakküler kanal
tıbbi çeviri
Zardan geçerek; zar aracılığıyla; transmembran.
Zehirli madde; toksin
Zehirli; toksiferöz.
Zehirli maddelerden, dolayısıyla zehirlenmekten aşırı korkma; zehirlenme korkusu; toksikofobi.
Zehirleri, çeşitli yönleriyle konu alan bilimdalı; toksikoloji.
Zehirli maddeleri konu alan kimya dalı; toksikolojik kimya,
Zehirlenme olaylarında, özellikle parmaklarda, dudaklarda ve dilde görülen titreme; toksik tremor
Zehirlenme sonucu kaslarda oluşan spazm; toksik spazm
Zehirlenmeye bağlı olarak gelişen baş ağrısı; toksik baş ağrısı
Zaman; süre; müddet; herhangi bir şeyin başlangıcı ile bitimi arasındaki zaman aralığı
Zihin üzerine uyarıcı etki gösteren ilaç;antidepresan ilaç; timoleptik.
Zonklama hissinin eşlik ettiği ağrı; zonklayıcı ağrı.
Zamanla yapısında değişme göstermeyen;zamanla bozulmayan; tempostabil.
Zamanla normal yapısını kaybeden; zamanla bozulan; tempolabil.
Zihinsel faaliyetin anormal şekilde hızlanması; taşifreni.
Zayıflayıp bitkin hale düşmekten aşırı korkma; tabofobi.
Zaman zaman akut nitelikte tekrarlamalar gösteren apandisit; reküran apandisit; rekürren apandisit (Bu nöbetler zamanla şiddetlenir ve çok kere apandis’de perforasyona uzanır),
1
2
3 4 5 6 .. 9 10 11
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü