İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
y
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 36 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
Özellikle göğüs ve prostat kanseri tedavisinde kullanılan bir itriyum radyoizotopu; radyoaktif itriyum.
Y ile simgelenen maden; itriyum
Yolk sapı. Bk. vitelline duct.
tıbbi çeviri
Yolk kesesi. Bk. primitive yolk sac ve secondary yolk sac.
Ovum’un içerdiği, embriyo’nun gelişimi için gerekli depo besin maddesi; vitellüs; yolk
İki oluşumu birbirine bağlayan kabartı; jugum
Afrika’da yetişen “Corynanthe yohimbi” adlı ağacın kabuklanndan elde edilen, alfa2-adrenerjik reseptörleri bloke edici ve cinsel gücü artırıcı bir alkaloid; yohimbin.
Sütü mayalandırarak elde edilen bir gıda maddesi; yoğurt
Sütü mayalandırarak elde edilen bir gıda maddesi; yoğurt
Kişiye fiziksel ve zihinsel zindelik kazandırmak amacıyla uygulanan, Hintlilere ait bir egzersiz sistemi; yoga.
Yersinia cinsi bakterilerin sebep olduğu herhangi bir enfeksiyon; yersiniyoz.
Enterobacteriaceae ailesine ait, bazı türleri patojen nitelik gösteren gram-negatif bir bakteri cinsi.
Enterobacteriaceae ailesine ait, bazı türleri patojen nitelik gösteren gram-negatif bir bakteri cinsi.
Enterobacteriaceae ailesine ait, bazı türleri patojen nitelik gösteren gram-negatif bir bakteri cinsi.
Enterobacteriaceae ailesine ait, bazı türleri patojen nitelik gösteren gram-negatif bir bakteri cinsi.
Yersin serumu. Bk. plague serum
Leishmania tropica ya da Leishmania majör’un sebep olduğu, kısa zamanda ülsere dönüşen ağrısız çıban; deri leyşmaniyazı; şark çıbanı (Özellikle Küçük Asya, Kuzey Afrika ve Hindistan’da görülür).
Sarı balmumu.
San görme. Bk. xanthanopsia.
Sarı leke. Bk. macula lutea.
1 2
y
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 1224 adet çeviri sonucu bulundu. 41 - 60 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Yaşama yeteneği; doğumu takiben fetüs’ün dış ortama uyabilme, dolayısıyla yaşayabilme yeteneği; viyabilite.
Yılanın salgıladığı toksik madde; yılan zehiri; venin.
Yutağın arka-dışyanındaki ven ağı (plexus pharyngeus)’nın kanını vena jugularis interna’ya ileten venler; yutak venleri; farin-geal venler
tıbbi çeviri
Yemek borusu mukozası altındaki venöz pleksus’un kanını boşaltmak üzere, organın servikal bölümündekilerin vena thyroidea inferior’a, torasik bölümündekilerin vena azygos, vena hemiazygos ve vena azygos accessoria
Yemek borusu venleri; özofageal venler. Bk. venae esophageales.
Yassı kafa kemiklerinin iç ve dış kompakt laminaları arasındaki ilikle dolu süngersi aralık (diploe) içinde seyreden ve bu bölümün venöz kanmı boşaltmak üzere komşu dura mater sinüslerine açılan venler; diploe venleri; diploi
Yumuşak damağın dışyan bölümü ve damak bademciği (tonsilla palatina) ‘nin venöz kanını vena facialis’e ileten ven; damak veni; palatin ven
Yüz derin veni; derin fasiyal ven. Bk. vena profunda faciei
Yumuşak damak. Bk. softpalate
Yumuşak damak ve yutakla ilgili; velofaringeal.
Yüzeysel kan damarlarının, derinin uyarılmasına bağlı olarak gösterdiği yerel daralma ya da genişleme; vazomotor refleks
Yeni kan damarlarınnı oluşması; vazoformasyon.
Yeni damarlar oluşması; damar artımı;damarlaşma; vaskülarizasyon.
Yüksek kan basıncı veya diğer bir sebeple gelişen damar harabiyeti.
Yer yer ven genişlemeleri gösteren konjunktiva iltihabı; varikoz oftalmi.
Yarımay kapakçık. Bk. semilunar valve
Yapay kalp kapağı; özellikle paslanmaz metalden yapılı kalp kapağı.
Yumuşak damağın arka kenarı ortasından aşağı sarkan küçük etli oluşum; damak dilciği; küçük dil
Yarık damak; uranoşiz. Bk. cleftpalate.
Yumuşak damak kaslarının felci; yumuşakdamak felci; uranopleji.
1 2
3
4 5 6 7 .. 60 61 62
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü