İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 1527 adet çeviri sonucu bulundu. 61 - 80 arasındaki sonuçlar:
Kalpte sağ veya sol karıncık (ventrikiil) kasının hipertrofi gösterişi; ventrikül hipertrofisi.
Birinci ve ikinci kalp seslerine -erken diyastol’de- üçüncü kalp sesinin eklenmesiyle belirgin üçlü kalp ritmi; ventriküler galop.
Kalp karıncıklarının dakikada 250 veya üzerinde düzenli atım göstermesi ile belirgin aritmi; ventrikül flatteri.
tıbbi çeviri
Beyin karıncıklan içinde bulunan beyin-omurilik sıvısı; ventri-kül sıvısı
Kalpte ventrikül kasının titreşim şeklinde süratli ve düzensiz kasılması; ventriküler fibrilasyon.
Ventriküldeki ektopik odaktan kaynaklanan ekstrasistol; ventriküler ekstrasistol.
Sağ veya sol kalp karıncığının genişleme göstermesi hali; ventrikül dilatasyonu.
Kalp karıncıklarının gevşemesi; kalp karıncıklarının sistolu takiben tekrar kanla dolarak genişlemesi; ventriküler diyastol (Kalp kulakçıklarının gevşemesini takiben),
Kalp karıncıklarının kasılması; ventriküler kontraksiyon
Ventriküler kompleks. Bk. QRST complex.
Kalpte sol karıncık duvarı üzerindeki -nedbe dokusundan oluşan- anevrizmanın ameliyatla çıkarılması; ventriküler anevrizmektomi.
Miyokard enfarktüsü’nü takiben sol karıncık duvarında oluşan anevrizma; ventrikül anevrizması,
Karıncık (ventrikül) ile ilgili; ventriküler.
İç kulak vestibülü’nün venöz kanını labirent venleri (venae labyrinthi)’ne boşaltan küçük venler; vestibül venleri; vestibüler venler
Böbreğin yıldızsı vencikleri (venulae stellatae renis)’nden ve böbrek korteksi’ndeki peritübüler kapiller ağdan aldığı kanı, venae arcuatae renis’e ileten venler; böbreğin lobüller arası venleri
Vena portae hepatis’in, karaciğer lobülleri arasında seyreden ve karaciğer sinüzoidlerine açılan ince, uç dalları; karaciğerin lobüller arası venleri
Metatarsal kemiklerin başlan arasındaki, ayak parmaklarının dorsal ve plantar venleri arasında bağlantı sağlayan venler; ayağın interkapituler venleri
Metakarpal kemiklerin başlan arasındaki, el parmaklarının dorsal ve palmar venleri arasında bağlantı sağlayan venler; elin interkapituler venleri
1- Elin interkapituler venleri. Bk. venae intercapitulares manus. 2- Ayağın interkapituler venleri. Bk. venae intercapitulares pedis
Arteria poplitea’nın dallarına eşlik eden ve venapoplitea’ya açılan venler; diz venleri; genikuler venler
1 2 3
4
5 6 7 8 .. 75 76 77
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 3260 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Çimlendirilmiş arpada veya meyve sularında, alkol oluşturmak üzere mayalanmaya sebep olan maya mantarı (yeast)’nın yapısında bulunan enzim; zimaz.
Omur kemerinin her iki yanındaki -üst ve alt olmak üzere- iki çıkıntıdan her biri; eklem çıkıntısı. Bk. superior articular process of vertebra ve inferior articular process of vertebra.
Varicellazoster virüsünün, ganlion geniculi ve nervus vestibulocochlearis (8. kafa siniri) ganglionlarını enfekte edişi nedeniyle fasiyal sinirde felç, kulakta şiddetli ağrı ve akıntı, işitme kaybı, baş dönmesi ve kulak sayva
tıbbi çeviri
Varicellazoster virüsünün, ganlion geniculi ve nervus vestibulocochlearis (8. kafa siniri) ganglionlarını enfekte edişi nedeniyle fasiyal sinirde felç, kulakta şiddetli ağrı ve akıntı, işitme kaybı, baş dönmesi ve kulak sayva
Hastalığın hayvandan insana bulaşmaması için gerekli önlemlerin alınması; zooprofilaksi
Gebelik sonucu yavru doğuran; yavrulayan; zoogonöz.
Kirpiksi cisim kuşakçığı (zonula ciliaris)’na kesi yapma; zonülotomi
Kirpiksi cisim kuşakçığı (zonula ciliaris)’in iltihabı; zonülit.
Bulanıklığın, göz merceğinin bellitabakalarında oturmasıyla belirgin katarakt; zonüler katarakt.
Kuşakçıklar (zonula’nın çoğulu)
Vücudun herhangi bir kısmında kuşakla sıkılıyormuş gibi duyulan his; zonestezi
Primordiyal follikül içindeki primer oosit’in ve Graaf follikülü içinde gelişmekte olan ovum’un, etrafını saydam zar şeklinde saran glikoprotein tabakası; saydam kuşak (Zona pellucida, ovulasyon esnasında dışan at
Kişiye fiziksel ve zihinsel zindelik kazandırmak amacıyla uygulanan, Hintlilere ait bir egzersiz sistemi; yoga.
Sarı leke. Bk. macula lutea.
Sarı hummaya karşı bağışıklık oluşturma amacıyla uygulanan, civciv embriyo hücreleri içeren besiyerinde üretilmesini takiben virülansı giderilmiş canlı sarı humma virüsleri süspansiyonundan oluşan aşı; sarı humma aşısı,
Tomurcuklanma ile çoğalan, maya niteliğinde tek hücreli bir mantar; maya mantarı (Çimlendirilmiş arpada veya meyve sularında -alkol oluşturmak üzere- mayalanmaya sebep olur).
Treponema pertenue’nin sebep olduğu, yüz, genital organlar, kol ve bacaklarda kabuklu ülserler oluşmasıyla belirgin, tropikal bölgelerde yaygın olarak görülen bulaşıcı hastalık; frambezi; yavz.
Treponema pertenue’nin sebep olduğu, yüz, genital organlar, kol ve bacaklarda kabuklu ülserler oluşmasıyla belirgin, tropikal bölgelerde yaygın olarak görülen bulaşıcı hastalık; frambezi; yavz.
Ağızdan ksiloz verilişini takiben idrara geçen miktarı belirleme amacıyla, gıdaya bağlı pentozüri tanısında uygulanan bir test; ksiloz konsantrasyon testi,
Ksiloz’un bağırsaklardan emilişini takiben kana geçiş hızını belirleme amacıyla uygulanan test; ksiloz absorpsiyon testi
1 2 3 4 .. 161 162 163
Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü