İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 1527 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
Varicellazoster virüsünün, ganlion geniculi ve nervus vestibulocochlearis (8. kafa siniri) ganglionlarını enfekte edişi nedeniyle fasiyal sinirde felç, kulakta şiddetli ağrı ve akıntı, işitme kaybı, baş dönmesi ve kulak sayva
Bulanıklığın, göz merceğinin bellitabakalarında oturmasıyla belirgin katarakt; zonüler katarakt.
Kuşak şeklindeki küçük bölge ile ilgili; kuşakçıkla ilgili; zonüler
tıbbi çeviri
Kuşakçıklar (zonula’nın çoğulu)
Göz merceğini -yerinde tutmak için- kirpiksi cisim (corpus ciliare)’e tespit eden (sabitleyen), ince liflerden oluşmuş bağ; göz merceğinin tutucu bağı; kirpiksi cisim kuşakçığı; siliyer kuşakçık
Kuşak şeklindeki küçük bölge; kuşakçık; zonül
Böbreküstü bezi korteksi’nin, fasiküler katın altında yer alan geniş, en iç katı; retiküler kat.
Böbreküstü bezi korteksi’nin, glomerüler kat ile retiküler kat arasında kalan orta katı; fasiküler kat.
Kürek kemiğini öne çeken musculus seratus anterior’un felci nedeniyle skapula içyan kenarının -kanadı andırır şekilde- arkaya doğru çıkıntı yapması; kanatlı skapula.
Vitellüs kanalının, embriyonal dönemde kapanması gerekirken, uzunluğu boyunca açık kalması sonucu göbekle bağırsak kanalı arasında oluşan geçit; vitellüs fistülü.
(L.): Bantlar; şeritler; vinkula(vinculum’un çoğulu)
Oval delik, oval pencere. Cavum tympani’nin orta duvarında nazomediyal olarak bulunan ve kulak kemikçiklerinden stapes’in basis stapedis’i tarafından kapatılan delik.
Bk. venae vestibulares
Denge duyusu, denge oluşması ve dengenin devamıyla ilgili anatomik bölümlerin oluşturduğu sistem; vestibüler labirent (labyrinthus vestibularis), nervus vestibularis ve beyin 4. karıncığının tabanındaki vestibüler çekirdekler
Streptomisin vb. antibiyotiklerin uzun süre uygulanışı sonucu gelişen, işitme ve denge bozuklukları ile belirgin patolojik durum; vestibüler felç
Membranöz labirent’in utriculus sacculus ve membranöz yanın daire kanalları (ductus semicirculares)’ndan oluşan bölümü; vestibül labirenti; vestibüler labirent,
Denge sistemindeki herhangi bir bozukluk ya da kulak labirenti’nin herhangi bir nedenle uyarılması sonucu gelişen, göz küresinde yavaş ve hızlı titreşimlerin birbirini izlemesiyle belirgin, çoğu kez baş dönmesinin de eş
Vestibüler sistem’in bir bölümünü oluşturmak üzere beyin 4. karıncığının tabanmda yer alan, nervus vestibularis’in ipliklerinin sonlandığı dört çekirdek; denge siniri çekirdekleri; vestibüler çekirdekler (Üst, alt
Vestibüler nöronit. Bk. paralytic vertigo.
Bk. nervus vestibularis
1 2 3 4 .. 75 76 77
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 3260 adet çeviri sonucu bulundu. 3221 - 3240 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Dokularda yağ toplanması; vücudun yağbağlaması; adipopeksi.
Dokularda yağ toplanması; vücudun yağbağlaması; adipopeksi.
Ölümden bir süre sonra -proteinlerin yıkımına bağlı olarak- dokularda oluşan yumuşak kıvamda yağlı madde; adiposer.
tıbbi çeviri
Canlılığını kaybeden dokuların protein yıkımına bağlı olarak yumuşak kıvamda yağlı madde haline dönüşmesi; adiposerasyon (Ölümü takiben görülür).
Bez ve kıkırdak dokularındangelişen kötü huylu ur; adenokondrosarkom.
Bez ve kıkırdak dokularından gelişenur; adenokondrom.
Addison hastalığında, aniden gelişen bulantı, kusma, baygınlık hali ve diyare ile belirgin nöbet; Addison kirizi
Böbreküstü bezi korteksindeki yetersizlik sonucu derinin tunç rengi alışı, kusma, bulantı gibi sindirim sistemi bozukluklan, kilo kaybı, hipotansiyon ve anemi ile belirgin ağır hastalık; adrenal korteks yetmezliği; Addison ha
Herpes simplex ve herpes zoster tedavisinde ağızdan kapsül şeklinde ya da intravenöz uygulanan, ayrıca yerel uygulanmak üzere merhemi de bulunan antiviral bir ilaç; asiklovir sodyum.
Böbrek parenkiması ve böbrek pelvisi’nin, Escherichia coli, Streptococcus faecalis ve diğer bazı bakteriler nedeniyle oluşan, ateş, titreme, bulantı, kusma, ilgili böbrek bölgesinde ağrı, disüri, bakteriüri ve bazen hem
Pankreas’ın, açığa çıkan enzimlerinin pankreas dokusunu tahribi nedeniyle nekroz ve kanama odakları gösterişi, şiddetli karın ağrısı, bulantı ve kusma ile belirgin akut iltihabı; akut pankreatit (Akut pankreatit, devaml
Testis’in travmaya maruz kalışı, akut epididimit’in testis’e yayılışı ya da kabakulak, tifo ve çiçek hastalığının komplikasyonu olarak gelişen akut testis iltihabı; akut orşit.
Karın boşluğuna kanamanın ön planda olduğu akut pankreatit; pankreas’ta akut pankreatit belirtileri ve kanama odaklarının yanı sıra komşu dokulara ve karın boşluğuna kanama oluşu ile belirgin akut pankreatit
Kusma, bulantı, epigastrium’da şiddetli ağrı, iştahsızlık ve halsizlik ile seyreden, genellikle akut enterit’in de eşlik ettiği akut mide iltihabı; akut gastrit,
Sağ fossa iliaca’da aniden başlayan ağrı, bulantı, kusma, özellikle McBurney noktasında hassasiyetle belirgin apandisit; akut apandisit,
Polyovirüs’ün, omurilik ön boynuz hücreleri ve beyin sapmdaki motor çekirdeklerde oluşturduğu akut iltihaba bağlı olarak genellikle çocuklarda görülen, ateş, kırıklık, baş ağrısı, kas ağrıları, ense sertliği, bulantı, k
Komşu dokulardan iğneler batırma yoluyla, kanayan damara baskı yapma,
Komşu dokulardan iğneler batırma yoluyla, kanayan damara baskı yapma,
Kimyasal etkiye sahip ışınlar (x ışınlan, ültraviyole ışınlan vb.)’m şiddetini ve dokulara geçiş gücünü ölçen araç; aktinometre.
Omuz çıkıntısı (acromion) ve kürek kemiği (scapula) ile ilgili; her ikisini beraber ilgilendiren; akromioskapuler.
1 2 3 .. 158 159 160 161
162
163
Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü