İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
s
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 4428 adet çeviri sonucu bulundu. 61 - 80 arasındaki sonuçlar:
1- Frengi niteliğinde; frengi gösteren; sifılöz.2- Frenginin sebep olduğu; frengiye bağlı,
Frengiye bağlı olarak gelişen herhangibir akıl hastalığı; sifılopsikoz.
Frengiye yakalanmaktan aşırı korkma;frengi korkusu; sifilofobi.
tıbbi çeviri
Tırnak yatağının sifıliz’e bağlı, cerahatliiltihabı; sifıloniki.
Kendisinde, sebepsiz yere frengi olduğuna inanma; bu nitelikle belirgin kuruntu hali; sifılomani.
Frengiye bağlı olarak oluşan yumru; gom;sifılom. Bk. gamma.
Frengi ve tedavisini konu alan tıp dalı; frengi bilimi; sifıloloji.
Frengi ve tedavisi üzerinde uzmanlaşmışhekim; sifılolog.
Frengiye benzeyen; sifiloid.
sfiloderma. Bk. syphiloid.
Bk. syphil.
Sifiliz’in ikinci döneminde görülen deri lezyonunun, kızartı ile belirgin başlangıç şekli; sifılitik rozeola.
Frenginin üçüncü devresinde görülen, farenks’te gom’lar oluşması ile belirgin farenjit; sifılitik farenjit
Sifiliz’in ileri döneminde beyin hasarına bağlı olarak gelişen, kaslarda ileri derecede güç kaybı ile belirgin, tremor, ilerleyici bunama ve konuşma bozukluklarının eşlik ettiği klinik tablo; paralitik demans; genel par
Sifılizin periost’ta oluşturduğu iltihaba bağlı olarak kemik üzerinde gelişen yumru şeklinde şişlik; sifilitik düğüm
Sifilitik kondilom. Bk. condyloma latum.
Sifiliz’in son döneminde görülen, karaciğerde -parenkimaharabiyeti sonucu- aşırı fibroz ve şekil bozukluğu ile belirgin siroz; sifilitik siroz
Bk. hard chancre
Sifiliz şankn (sert şankr)’na eşlik eden bubo; sifilitik bubon
Sifiliz’in aorta’da yaptığı iltihabi tahribata bağlı olarak gelişen anevrizma; sifılitik anevrizma
1 2 3
4
5 6 7 8 .. 220 221 222
s
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 2636 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Serum örneğinde, halka şekli oluşturan antikor-antijen birleşmesi; bu görünüşle belirgin kuvvetli serolojik reaksiyon
Sıvının içerdiği alkol miktarını belirlemede kullanılan alet; zeoskop.
Sütü mayalandırarak elde edilen bir gıda maddesi; yoğurt
tıbbi çeviri
Sütü mayalandırarak elde edilen bir gıda maddesi; yoğurt
Sarı balmumu.
San görme. Bk. xanthanopsia.
Sarı leke. Bk. macula lutea.
Sarı kemik iliği. Bk. yellow bone marrow.
San lif. Bk. elastic fiber.
Sarı hummaya karşı bağışıklık oluşturma amacıyla uygulanan, civciv embriyo hücreleri içeren besiyerinde üretilmesini takiben virülansı giderilmiş canlı sarı humma virüsleri süspansiyonundan oluşan aşı; sarı humma aşısı,
Sivrisineklerle insana iletilen bir flavivirüs ‘ün sebep olduğu ateş, sarılık, baş ağrısı, midebağırsak kanamalan ve karaciğerde nekroz ile belirgin akut enfeksiyöz hastalık; san humma (Özellikle tropikal ülkelerde görü
San cisim. Bk. corpus luteum
San rengi tam algılayamama hali; san renk körlüğü.
sarı, sarı renk
Sünnet esnasında, sünnet derisini tutmada kullanılan klemp; Yellen klempi.
Sadece erkekte bulunan cinsiyet kromozomu; Y kromozomu,
Stemum’larının alt kısımlarından birbirine yapışık ikiz hilkat garibesi; ksifopagus.
Sternum alt ucunun iltihabı; ksifoidit.
Sternum’un alt ucunda hissedilen ağrı; ksifodini.
Stemum’larının alt kısımlarından birbirine yapışık ikiz hilkat garibesi; ksifopagus.
1 2 3 4 .. 130 131 132
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü