İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
s
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 4428 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
İki organ veya oluşumun -şekil ve yapılarını kaybetmeksizin- birbiriyle birleşmesi; siziji.
Organ ve oluşumlar arasındaki -vücut bütünlüğünü temin bakımından- karşılıklı ilişkilerin incelenmesi; sizijiyoloji
(G.): Baldır kaslarının sertleşme ile belirgin ağrılı kasılması; baldır krampı; sistremma
tıbbi çeviri
Sistol esnasında prekordiyum’da palpasyonla hissedilen titreşim; sistolik tril (Aort kapağı stenozu, pulmoner kapak stenozu, mitral kapak yetersizliği ya da ventriküler septal defekt’te görülür).
Kalp karıncıklarının kasılma devresi (sistol) esnasında ölçülen arteryel kan basıncı; sistolik basınç
Kalpte, sistol esnasında duyulan herhangi bir üfürüm; sistolik üfürüm (ejeksiyon üfürümü, pansistolik üfürüm vb.
Kalp oskültasyonunda, çeşitli nedenlere bağlı olarak sistol esnasında duyulan ses; sistolik klik.
1- Sistol ile ilgili; sistolik. 2- Sistol devresinde oluşan.
(G.): Kalbin kasılma devresi; sistol
Sistemik belirti. Bk. constitutional symptom
Bk. progressive systemic sclerosis
Kılcal damarlarda iltihaplanma, telanjiyektazi gibi patolojik değişiklikler, deri üzerinde geniş kırmızı lekeler, özellikle yüzde -kelebek şeklini andıran- iki taraflı eritem, ateş, yorgunluk, kilo kaybı, fotofobi, merkezi si
Sistemik enfeksiyon. Bk. generalized infection
Uzun süre soğuğa maruz kalış sonucu normal vücut ısısının düşüşü ile belirgin, çoğu kez halsizlik, uyuşukluk, iritabilite ve konfüzyon’un da eşlik ettiği durum; sistemik hipotermi.
Derialtı dokularında su toplanması ile beliıgm yaygın ödem; sistemik ödem.
Çeşitli organ ve sistemleri tutan hastalık; vücudu tümüyle etkileyen hastalık; sistemik hastalık.
Fobi’nin eşlik ettiği anksiyete’yi ortadan kaldırma amacıyla kişiyi korku yaratan etkene aşama aşama duyarsızlaştırma esasına dayalı bir tedavi yöntemi; sistemik desansitizasyon (Bu tedavide, korku veren uyartı ve
Temizlenmiş kanın sol kulakçıktan sol karıncığa, oradan aorta yoluyla organ ve dokulara iletilmesi, daha sonra kirlenmiş kanın venler aracılığıyla sağ kulakçık ve oradan sağ karıncığa geçmesi ile belirgin dolaşım; büyük dolaş
Genellikle vücut direnci azalmış kimselerde, akciğerler, beyin, özofagus, menenj’ler, deri ve mukozaları tutan yaygın kandidiyaz; sistemik kandidiyaz
Vücudu tümüyle tutan; tüm vücudu etkileyen; sistemik (hastalık hakkında)
1 2 3 4 .. 220 221 222
s
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 2636 adet çeviri sonucu bulundu. 21 - 40 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Sternum’un alt ucu ve kaburgalarla ilgili.
Sternum(göğüs kemiği)’un sivrilik gösteren alt ucu (xiphisternum) anlamında önek.
Sternum’un alt ucundaki, kıkırdaktan oluşmuş çıkıntı; hançersi çıkıntı; ksifoid çıkıntı; ksifisternum.
tıbbi çeviri
Sternum’un alt ucu ve kaburgalarla ilgili.
Sternum(göğüs kemiği)’un sivrilik gösteren alt ucu (xiphisternum) anlamında önek.
Saçların kuru oluşu; saçların kolayca kırılacak şekilde kuruma göstermesi ile belirgin saç hastalığı; kserazi.
Saçların kuru oluşu; saçların kolayca kırılacak şekilde kuruma göstermesi ile belirgin saç hastalığı; kserazi.
Sıcak ve nemli bölgelerde veba, endemik tifüs ve diğer bazı hastalık etkenlerinin insana geçişine aracılık eden Xenopsylla türü; fare piresi.
Sarımsı; ksantoz.
Sarı dişli kimse; ksantodont.
Sarı pigment oluşturan ya da içeren hücre; ksantosit.
Sarı ve mavi renklerin normal algılanmasına karşın, kırmızı ve yeşil renkleri algılayamama ile belirgin görme bozukluğu; ksantosiyanopsi.
Sarı ve mavi renklerin normal algılanmasına karşın, kırmızı ve yeşil renkleri algılayamama ile belirgin görme bozukluğu; ksantosiyanopsi.
Sarı renk gösteren; ksantokromi ile belirgin; ksantokromik (Deri ya da beyin-omurilik sıvısı hakkında).
Sarı anlamında önek.
Sarı anlamında önek.
Sanayide çözücü olarak kullanılan, suda ya da eterde erir, renksiz, kolay alev alır bir sıvı; odun alkolü; metanol; metil alkol
Saban kemiği (vomer)’nin üst kenarının ön ucundaki -aralarında çentik bulunan- kanada benzer iki küçük çıkıntıdan her biri; vomer kanadı.
Sert rüzgarın sebep olduğu kızartı ile belirgin deri lezyonu.
Sıvı ya da cerahati boşaltma amacıyla boşluğa uzatılan, dar ve uzun gazlı bez şeridi; fitil.
1
2
3 4 5 6 .. 130 131 132
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü