İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 1313 adet çeviri sonucu bulundu. 1301 - 1313 arasındaki sonuçlar:
Her iki tarafı ilgilendiren; iki tarafı da tutan; ambilateral.
Vücudun bir yarısında yüz kaslarını, diğer yarısında kol ve bacağı tutan felç; çapraz felç
Aşırı ve devamlı içki kullanımına bağh olarak gelişen felç; alkol felci
tıbbi çeviri
alba (L.): beyaz
1- Ağız yanında bulunan; ağız etrafındayerleşmiş. 2- Ağza doğru; ağza yönelik,
Sinir yakınında; sinire komşu; sinir yakınındangeçen,
Hipofızdeki salgı yetersizliğine bağlı olarak gelişen, vücutta yağ toplanması ile belirgin şişmanlık
Hipofızdeki salgı yetersizliğine bağlı olarak gelişen, vücutta yağ toplanması ile belirgin şişmanlık
Ayak ve bacak kaslarından başlayarak kısa sürede karın, göğüs, kol ve yüz kaslarına yayılan, kaslarda -bazen felce uzanabilen- kuvvet azalması ve his kaybı ile belirgin polinevrit; Landry felci; Guillain-Barre sendromu (Sendr
Kol veya bacağı ya da her ikisini tutanfelç; akroparaliz.
1- Kol veya bacaklarla ilgili; el veya ayaklarla ilgili; akral. 2- Kol veya bacakları tutan; el veya ayaklarda yerleşen.
Ağız dışında; ağızdan uzakta,
1- Sinirden uzak; sinir dışından geçen; abnerval. 2- Merkezi sinir sisteminin dışında; bu sistemden uzakta.
1 2 3 .. 62 63 64 65
66
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 2306 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
elmacık kemiği ve şakak kemiği ile ilgili, zigomatikotemporal
Şakak kemiği (temporal kemik)’nde, elmacık kemeri (arcus zygomaticus)’nin bir bölümünü oluşturan çıkıntı; şakak kemiğinin elmacık çıkıntısı; temporal kemiğin zigomatik çıkıntısı,
Temporal kemiğin zigomatik çıkıntısı ile zigomatik kemiğin temporal çıkıntısının oluşturduğu kemer; elmacık kemeri; zigomatik kemer,
tıbbi çeviri
AİDS virüsü (HIV) taşıyanlarda ve AİDS tedavisinde ağızdan kapsül şeklinde kullanılan, timidin (thymidine) analoğu antiviral bir ilaç; zidovudin [Sonradan gelişen immün yetersizlik sendromu (AIDS)'nu tedavi etmeksizin, yavaş
Organizma tarafından dışarı atılan ya da detoksikasyon mekanizması ile nötralize edilen vücut için gereksiz bileşik; ksenobiyotik; zenobiyotik
Bancrofti filaryazı’na sebep olan Wuchereria türü; Bancroft solucanı (Venezuela, Brezilya, Afrika, Asya ve Kuzey Avustralya ülkelerinde enfeksiyona sebep olur),
Yaraların önce hipertonik sonra hipotonik sodyum klorür çözeltisi ile yıkanması; Wright yöntemi
Yaralanmış; yaralı.
Saban kemiği (vomer)’nin üst kenarının ön ucundaki -aralarında çentik bulunan- kanada benzer iki küçük çıkıntıdan her biri; vomer kanadı.
Önde symphysis pubis’in arka yüzünün ortasından, arkada 2. ve 3. sakral omurların birleşme sınırından geçen düzlem; pelvis’in en geniş düzlemi
Aynı merkez çevresinde dairesel, oval ya da spiral seyir gösteren çizgisel epidermis kabartılan ile belirgin parmak izi örneği,
1- Vızıltı şeklinde ses çıkışı ile belirgin güç soluk alıp vermek. 2- Solunum yollarındaki tıkanma ya da daralma nedeniyle solunum esnasında duyulan vızıltı niteliğindeki ses; vızıltı,
Beyin korteksi’ndeki duyusal konuşma merkezi; üst ve orta temporal giruslardaki, sözcükleri tanıma ve konuşulanları anlama yeteneği ile ilgili bölüm; Wernicke alanı; Wernicke merkezi,
Beyin korteksi’ndeki duyusal konuşma merkezi; üst ve orta temporal giruslardaki, sözcükleri tanıma ve konuşulanları anlama yeteneği ile ilgili bölüm; Wernicke alanı; Wernicke merkezi,
Aralarında deri bağlantısı gösteren ayak parmakları; perdeli parmaklar; zarlı parmaklar.
Aralarında deri bağlantısı gösteren el parmaklan; perdeli parmaklar,
acuminate wart, common wart, peruvian wart, planewart, plantar wart, viral wart
Ait olduğu hücre ile ilişkisi kesilen sinir lifi (akson)’nin, normal yapı ve işlevini kaybedeceği kuralı; Waller kuralı.
Beynin bir bölümü tahrip olduğu zaman, bu bölümün işlevlerini beynin sağlam kısmının üstlenmesi kuralı, Vulpian kuralı
Vulpian atrofisi. Bk. scapulohumeral atrophy
1 2 3 4 .. 114 115 116
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü