İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 1313 adet çeviri sonucu bulundu. 61 - 80 arasındaki sonuçlar:
(L.): Bk. ventral.
Bk. musculus sacrococcygeus ventralis
Spinal sinirin ön kökü. Bk. anterior root of spinal nerve
tıbbi çeviri
Ön kortikospinal demet. Bk. anterior corticospinal tract.
Organ veya oluşumun öne bakan yüzü; ön yüz.
1- Karınla ilgili; vücudun karın (ön) tarafı ile ilgili; ventral. 2- Vücudun karın tarafına yakın; karın tarafında bulunan,
Saçlı derinin dışyan bölümünün venöz kanını iki ven halinde taşıyıp daha sonra -iki ven’in birleşmesiyle- tek ven halinde parotis’e giren ve burada -vena retromandibularis’i oluşturmak üzere- venae maxillare
Arteriae temporales profundae’ya eşlik eden ve musculus temporalis’in derin bölümünün venöz kanını boşaltmak üzere plexus pterygoideus’a açılan venler; şakak derin venleri; derin temporal venler
Dışyan sakral arterler (arteriae sacrales laterales)’e eşlik eden ve sakrum derisi ile sakrum arkasındaki kasların venöz kanını vena iliaca interna ya da venae gluteae superiores’e ileten venler; sakral dışyan ven
Üst gözkapağının, özellikle kapağın ön bölümünün venöz kanını vena angularis’e ileten venler; üst gözkapağı venleri; superior palpebral venler
Alt gözkapağının venöz kanını vena angularis’e ileten venler; alt gözkapağı venleri; inferior palpebral venler
Üst gözkapağı arka bölümünün venöz kanını vena ophthalmica superior’a ileten küçük venler; gözkapağı venleri; palpebral venler.
Sklera’da kornea kenarına yakın seyreden, sklera ve konjunktiva’nın venöz kanını venae ciliares anteriores’e ileten venler; episkleral venler
Arteria circumflexa femoris lateralis’e eşlik eden ve uyluk arka kasları ile kalça eklemi dışyan yarısının venöz kanını vena femoralis ya da vena profunda femoris’e ileten venler; uyluk dışyan kıvrık venleri; dışy
Karaciğer lobüllerinin merkezindeki, organ dokusundaki sinüzoidlerin venöz kanını vena sublobularis’e boşaltan venler; Krukenberg venleri; karaciğerin merkezi venleri
Omur cisimle-rindeki süngersi dokunun venöz kanını, plexus venosus vertebralis externus anterior ile plexus venosus ver-tebralis internus anterior’a ileten venler; bazivertebral venler
Arteria cervicalis ascendens’e eşlik eden ve üst boyun omurlarının enine çıkıntıları yakınmdaki venöz pleksus’un kanını, vena vertebralis’in son bölümüne ileten küçük ven; omurga ön veni; anterior vertebral
Plexus venosus suboccipitalis’ten başlayıp iç ve dış vertebral venöz pleksuslardan da -kendisine açılan dallar aracılığıyla- kan aldıktan sonra, ilk altı boyun omurunun foramen transversariumTanndan arteria vertebralis&
Göğüs dışyan duvarında arteria thoracica lateralis’e eşlik eden ve göğüs dışyan duvarının venöz kanı ile -kendisine açılan- kostoaksiller venlerin kanını vena axillaris’e ileten ven; göğüs dışyan veni; lateral tor
Musculus temporalis’in venöz kanını, venae temporales superfıciales’in birleşerek tek ven haline dönüştüğü bölüme ileten ven; şakak orta veni; orta temporal ven
1 2 3
4
5 6 7 8 .. 64 65 66
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 2306 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
elmacık kemiği ve şakak kemiği ile ilgili, zigomatikotemporal
Şakak kemiği (temporal kemik)’nde, elmacık kemeri (arcus zygomaticus)’nin bir bölümünü oluşturan çıkıntı; şakak kemiğinin elmacık çıkıntısı; temporal kemiğin zigomatik çıkıntısı,
Temporal kemiğin zigomatik çıkıntısı ile zigomatik kemiğin temporal çıkıntısının oluşturduğu kemer; elmacık kemeri; zigomatik kemer,
tıbbi çeviri
AİDS virüsü (HIV) taşıyanlarda ve AİDS tedavisinde ağızdan kapsül şeklinde kullanılan, timidin (thymidine) analoğu antiviral bir ilaç; zidovudin [Sonradan gelişen immün yetersizlik sendromu (AIDS)'nu tedavi etmeksizin, yavaş
Organizma tarafından dışarı atılan ya da detoksikasyon mekanizması ile nötralize edilen vücut için gereksiz bileşik; ksenobiyotik; zenobiyotik
Bancrofti filaryazı’na sebep olan Wuchereria türü; Bancroft solucanı (Venezuela, Brezilya, Afrika, Asya ve Kuzey Avustralya ülkelerinde enfeksiyona sebep olur),
Yaraların önce hipertonik sonra hipotonik sodyum klorür çözeltisi ile yıkanması; Wright yöntemi
Yaralanmış; yaralı.
Saban kemiği (vomer)’nin üst kenarının ön ucundaki -aralarında çentik bulunan- kanada benzer iki küçük çıkıntıdan her biri; vomer kanadı.
Önde symphysis pubis’in arka yüzünün ortasından, arkada 2. ve 3. sakral omurların birleşme sınırından geçen düzlem; pelvis’in en geniş düzlemi
Aynı merkez çevresinde dairesel, oval ya da spiral seyir gösteren çizgisel epidermis kabartılan ile belirgin parmak izi örneği,
1- Vızıltı şeklinde ses çıkışı ile belirgin güç soluk alıp vermek. 2- Solunum yollarındaki tıkanma ya da daralma nedeniyle solunum esnasında duyulan vızıltı niteliğindeki ses; vızıltı,
Beyin korteksi’ndeki duyusal konuşma merkezi; üst ve orta temporal giruslardaki, sözcükleri tanıma ve konuşulanları anlama yeteneği ile ilgili bölüm; Wernicke alanı; Wernicke merkezi,
Beyin korteksi’ndeki duyusal konuşma merkezi; üst ve orta temporal giruslardaki, sözcükleri tanıma ve konuşulanları anlama yeteneği ile ilgili bölüm; Wernicke alanı; Wernicke merkezi,
Aralarında deri bağlantısı gösteren ayak parmakları; perdeli parmaklar; zarlı parmaklar.
Aralarında deri bağlantısı gösteren el parmaklan; perdeli parmaklar,
acuminate wart, common wart, peruvian wart, planewart, plantar wart, viral wart
Ait olduğu hücre ile ilişkisi kesilen sinir lifi (akson)’nin, normal yapı ve işlevini kaybedeceği kuralı; Waller kuralı.
Beynin bir bölümü tahrip olduğu zaman, bu bölümün işlevlerini beynin sağlam kısmının üstlenmesi kuralı, Vulpian kuralı
Vulpian atrofisi. Bk. scapulohumeral atrophy
1 2 3 4 .. 114 115 116
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü