İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 1313 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
elmacık kemiği ve şakak kemiği ile ilgili, zigomatikotemporal
Şakak kemiği (temporal kemik)’nde, elmacık kemeri (arcus zygomaticus)’nin bir bölümünü oluşturan çıkıntı; şakak kemiğinin elmacık çıkıntısı; temporal kemiğin zigomatik çıkıntısı,
Kalçada ve uyluk bölgesinde ağrılı veziküller oluşması ile belirgin herpes zoster; uyluk zosteri.
tıbbi çeviri
Kafa kemikleri, iç organlar ve deride histiosit proliferasyonundan ibaret granulomlar oluşması, lenf düğümleri, dalak ve karaciğerin büyümesi ile belirgin, çoğu kez ekzoftalmi ve şekersiz diyabet’in de eşlik ettiği, gen
Bebeklik ve erken çocukluk döneminde başlayan, omurilik ön boynuz hücrelerindeki harabiyet sonucu, özellikle kol, bacak ve göğüs kaslarında ilerleyici atrofi ve kuvvet kaybı ile belirgin genetik hastalık; WerdnigHoffmann hast
Orta beyin (mezensefalon)’deki lezyona bağlı olarak gelişen, lezyon tarafındaki okülomotor sinir ile karşı tarafta yüzün alt bölümü, dil, kol ve bacağı tutan felç şekli; Weber felci (Okülomotorsinirin felç gösterdiği ta
Kasın veya kası donatan sinirin iskemisi nedeniyle gelişen felç; Volkmann felci
Nervus laryngeus superior ya da nervus laryngeus recurrens’teki lezyon sebebiyle ses telinde oluşan -tek veya iki taraflı- felç; ses teli felci
İç organlardan herhangi birinde hissedilenağrı; viseralji.
Göğüs kafesi içinde, organların yer aldığı göğüs bölümü; viseral göğüs,
Viseral duyu. Bk. splanchnesthesia
İç organ ya da iç organ sinirlerinin uyarılması ile oluşan refleks hareket; viseral refleks,
Karın organları ptozi. Bk. visceroptosis
Plevra’nın, akciğerleri örten yaprağı; akciğer zarı; viseral plevra
karın organlarının üzerini örten periton; viseral periton,
Seröz perikard’m, kalbin üzerini örten iç yaprağı; seröz perikard’ nı viseral laminası; viseral perikard.
Herhangi bir iç organdan kaynaklanan ağrı; viseral ağrı
Enfekte tatarcığın ısmşı ile insana geçen Leishmania donovani’nin sebep olduğu, yüksek ateş, dalak ve karaciğerde büyüme, lenfa-denopati, anemi, lökopeni ve trombositopeni ile belirgin, tedavi edilmediği takdirde ölüme
Toxocara canis (köpek askaridi) ya da Toxocara cati (kedi askaridi) larvalarının bağırsak duvarını delerek başta karaciğer olmak üzere iç organlara göç etmeleri sonucu oluşan enfeksiyon; iç organlara larva göçü.
Organın, vücudun karşı tarafında oluşu; viseral inversiyon (Kalbin sağda oluşu gibi),
1 2 3 4 .. 64 65 66
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 2306 adet çeviri sonucu bulundu. 2261 - 2280 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Retina ön tabakalarının -arada aralık oluşmak üzere- retina pigment tabakasından aynlışı; retina dekolmanı (Sansoryel retina’yı oluşturan ön dokuz tabaka, arkadaki retina pigment epitelinden aynlmıştır; pigment epiteli
Ahlak zayıflığı; ahlak kuralları dışındadavranışlar gösterme hali; amorali.
Sedatif, hipnotik ve antikonvülsif olarak, ağızdan tablet veya kapsül şeklinde ya da parenteral (intramüsküler, intravenöz) kullanılan, orta süre etkili bir barbitürat; amobarbital.
tıbbi çeviri
Bronşiyal astım tedavisinde ağızdan, parenteral (intramüsküler, intravenöz) ya da rektal supozituvar şeklinde kullanılan, bronş ve bronşiyol düz kaslarım gevşetici, teofılin ve etilendiamin karışımı spasmolitik ilaç; teofılin
Leishmania chagasi’nin sebep olduğu, Güney Amerika’da görülen viseral leyşmaniyaz; Amerika viseral leyşmaniyazı
Hastayı veya yaralıyı hastaneye nakledentaşıt; cankurtaran; ambülans.
Her iki tarafı ilgilendiren; iki tarafı da tutan; ambilateral.
İnflüenza virüsü tip A’nın sebep olduğu inflüenza’yı önleme ya da tedavide, ağızdan kapsül veya şurup şeklinde kullanılan antiviral bir ilaç; amantadin hidroklorür (Antiparkinsonyen etkisi nedeniyle Parkinson hast
Genellikle 4050 yaşlan arasında başlayan, serebral korteks’te nöron kaybına bağlı atrofi ve beyin karıncıklarında genişleme ile belirgin bunama;presenil bunama; Alzheimer hastalığı (Hastada bunamanın yanısıra depresyon,
Akciğerlerde gaz değişiminin gerçekleştiği, alveol epiteli, kapiller endoteli ve aralarındaki ince interstisyel aralıktan oluşan ince bariyer; solunum zan; alveolerkapiller zar
Eşit aralarda bir zayıf atımı, bir kuvvetli atımın ritmik izlemesiyle belirgin nabız şekli (Ağır sol ventrikül yetmezliğinde görülür)
Belirli aralıklarla oluşan; sırayla oluşan,
Kanda, asitleri nötralize etme yeteneğine sahip, yapılarında bikarbonat içeren bileşikler; serum bikarbonatı; alkali rezerv
Böbreküstü bezi korteksinden salgılanan mineralokortikoid grubu steroid hormonlardan biri; aldosteron (Böbrek tübüllerinde sodyum tutuluşunu, potasyum atılışını hızlandırarak kanda sodyum ve potasyum dengesinin düzenlenmesind
Alanin metabolizmasında rol oynayan, viral hepatit ve miyokard enfarktüsii’nde serumda yüksek seviye gösteren bir karaciğer enzimi; glütamikpirüvik transaminaz; alanin aminotransferaz.
Alanin metabolizmasında rol oynayan, viral hepatit ve miyokard enfarktüsii’nde serumda yüksek seviye gösteren bir karaciğer enzimi; glütamikpirüvik transaminaz; alanin aminotransferaz.
Saban kemiği (vomer)’nin üst kenarının ön ucundaki -aralarında çentik bulunan- kanada benzer iki küçük çıkıntıdan her biri; vomer kanadı.
Dilbilgisi kurallarına uygun düzgün cümle kuramama; sözcükleri cümle içinde doğru ve yerinde kullanamama; agramatizm.
(G.) : Bazı virütik hastalık etkenlerini taşıyan bir sivrisinek cinsi (Erişkinlerin vücutları istirahat ve beslenme esnasında kondukları yüzeye paralellik gösterir. Bu grup sivrisineklerin kanatları beneksizdir).
Bağırsak duvarında tonüs kaybı ve bağırsak hareketlerinin durması ile belirgin ileus; paralitik ileus.
1 2 3 .. 110 111 112 113
114
115 116
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü