İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
p
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 5339 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
İdrarda cerahat bulunuşu; piyüri
Ruh hastalarının doktor tedavisine yardımcı olmak üzere hemşire tarafından bakımı; akıl ve ruh hastalıkları hemşireliği
Karbonhidrat metabolizması esnasında oluşan bir ara ürün; pirüvik asit.
tıbbi çeviri
Kanda aşırı pirüvik asit bulunuşu; pirüvemi.
Pirüvik asit tuzu; pirüvat.
Hayvansal ve bitkisel doku hücrelerinde porfırin’in yapısına girmek üzere yaygın olarak bulunan azotlu bir bileşik; pirol.
Pamuk üzerine sülfürik ve nitrik asitlerin müşterek etkisi ile oluşan -ve özellikle kollodyon adı verilen sıvı maddenin yapımında kullanılan- bir madde; nitratlı sellüloz; nitrosellüloz; piroksilin.
Yüksek ateşe bağlı olarak vücut dokulanndaoluşan toksik bir madde; pirotoksin.
Tedavi amacıyla vücut ısısını, ateş yükseltici madde enjekte ederek ya da ateş yükseltici aşı uygulayarak yapay olarak yükseltme; ateş yükseltici tedavi; pireterapi.
Asit mide özsuyunun, yemek borusuna geçerek mukozayı tahrişi sonucu sternum’un altında duyulan ağrılı yanma hissi; mide yanması; piroz.
Ateşten aşırı korkma; ateş korkusu; pirofobi.
Yüksek ısı derecelerini ölçen termometre; özellikle cıvalı termometrenin ölçemediği -fimi ısısı gibi- yüksek ısı derecelerini ölçen alet; pirometre,
Piromani gösteren kişi; piromanyak.
Kişinin, yangm çıkarmaya yönelik ateş tutuşturma eğilimi taşıması; yangın çıkarma dürtüsü; piromani
Isı etkisiyle oluşan erime; piroliz.
Yangın çıkarma veya yangm alevi görmeklecinsel doyuma erişme; seksüel piromani; pirolagni.
1- Vücut ısısının yükselmesine sebep olan; ateş yükseltici; piretojenöz. 2- Vücut ısısının yükselmesine bağlı; yüksek ateşin sebep olduğu,
Vücut ısısının yükselmesine sebep olan;ateş yükseltici; piretojenik.
Ateş yükseltici madde; vücuda enjeksiyonu ısı yükselmesine sebep olan herhangi bir etken; pirojen; piretojen (bakteri toksini, yabancı protein vb.),
Gallik asitten elde edilen bir madde; piyrogallol; pirogallik asit (Psoryaz ve lupus başta olmak üzere bazı deri hastalıklarının tedavisinde kullanılır),
1 2 3 4 .. 265 266 267
p
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 1661 adet çeviri sonucu bulundu. 1641 - 1660 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Plevra’nın iki yaprağı arasında -iltihap nedeniyle- yer yer yapışıklıklar oluşması ile belirgin plörezi; yapışıcı plörezi
Parotis bezinde görülen, lenfoid stroma içeren kistadenom’dan oluşmuş iyi huylu bir tümör; Warthin tümörü; adenolenfom (Genellikle yaşlı erkeklerde görülür),
Parotis bezinde görülen, lenfoid stroma içeren kistadenom’dan oluşmuş iyi huylu bir tümör; Warthin tümörü; adenolenfom (Genellikle yaşlı erkeklerde görülür),
tıbbi çeviri
Pankreas’ın, açığa çıkan enzimlerinin pankreas dokusunu tahribi nedeniyle nekroz ve kanama odakları gösterişi, şiddetli karın ağrısı, bulantı ve kusma ile belirgin akut iltihabı; akut pankreatit (Akut pankreatit, devaml
Polyovirüs’ün, omurilik ön boynuz hücreleri ve beyin sapmdaki motor çekirdeklerde oluşturduğu akut iltihaba bağlı olarak genellikle çocuklarda görülen, ateş, kırıklık, baş ağrısı, kas ağrıları, ense sertliği, bulantı, k
Pankreas salgısının ileri derecede azlığı veya yokluğu; pankreas aşilisi (Pankreas enzimlerinin yokluğu söz konusu),
Perikardın komşu oluşumlara, özellikle plevra ve diyafragmaya yapışması hali. Bk. external adhesive pericarditis.
pelvic accommodation
Plasenta’nın uterus duvarından erken ayrılması (abruptio placentae) nedeniyle oluşan kanama; anzi kanama; aksidantel kanama
Patognomonik nitelik göstermeksizin hastalığa eşlik eden belirti; ilave belirti; ek belirti
Pıhtılaşma faktörlerinden biri; faktör V’in aktive edilmiş şekli; akselerin (Bazı araştırıcılara göre faktör VFnın varlığı söz konusu değildir; bir kısım araştırıcılar ise bu faktörü, faktör V ile bir ar ada yorumlamakt
Pıhtılaşma faktörlerindenbiri; labil faktör; proakselerin (Eksikliğinde parahemofıli gelişir)
Parmak tabanları arasında …
Plasenta?nın, gebeliğin son trimestr?ında herhangi bir zamanda, genellikle doğum ağrılarının başlama sürecinde uterus duvarından ayrılması; plasenta?nın erken ayrılması; plasenta dekolmanı.
Plasenta?nın, gebeliğin son trimestr?ında herhangi bir zamanda, genellikle doğum ağrılarının başlama sürecinde uterus duvarından ayrılması; plasenta?nın erken ayrılması; plasenta dekolmanı.
Perhiz yapma; oruç tutma; abrozi.
Polyomiyelit’in nispeten hafif seyreden şekli; merkezi sinir sistemine yayılmaksızın hafif ateş, baş ağrısı, uyuşukluk, bulantı ve kusma gibi belirtilerle seyreden hafif polyomiyelit; abortif polyomiyelit (Bu şekil poly
Plasenta?nın, gebeliğin son trimestr?ında herhangi bir zamanda, genellikle doğum ağrılarının başlama sürecinde uterus duvarından ayrılması; plasenta?nın erken ayrılması; plasenta dekolmanı.
Pens’un alt bölümünde, altıncı kafa siniri (nervus abducens)’nin başladığı motor çekirdek;nervus abducens’in çekirdeği
Palpasyon esnasında karında görülen aşırı duyarlılık; karın hassasiyeti (Peritonit vb. nedeniyle)
1 2 3 .. 79 80 81 82
83
84
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü