İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
o
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 1424 adet çeviri sonucu bulundu. 61 - 80 arasındaki sonuçlar:
Oksitleyici madde; reaksiyona girdiği maddeyi yükseltgemesi nedeniyle kendisi indirgenen madde; yükseltgen; oksidan.
Bir elementin oksijenle oluşturduğu bileşik; oksit.
Bir kimyasal maddenin, diğer bir kimyasal maddeyi yükseltgemesi esnasında, kendisinin de indirgenmesi; yükseltgenme ve indirgenmenin birbirine eşlik edişi ile belirgin kimyasal olay; redoks; oksidasyonredüksiyon.
tıbbi çeviri
1- Bir bileşiğin oksijen ile birleşmesi; oksitlenme; yükseltgenme; oksidasyon. 2- Bir atom, iyon ya da molekülün elektron kaybetmesi.
Oksidasyonu kolaylaştırıcı enzim; oksidaz.
Oksitleyici madde; reaksiyona girdiği maddeyi yükseltgemesi nedeniyle kendisi indirgenen madde; yükseltgen; oksidan.
Ruhsal gerimi hafifletmede, alkol kesiminin sebep olduğu belirtileri ortadan kaldırmada, kapsül ya da tablet şeklinde kullanılan, benzodiazepin grubu anksiyolitik bir ilaç; oksazepam.
Anabolizmayı uyarma ya da hızlandırma amacıyla tablet şeklinde kullanılan bir androjenik anabolik steroid; oksandrolon.
Şistozomiyaz tedavisinde ağızdan kapsül şeklinde kullanılan anthelmintik bir ilaç; oksamnikin.
Ürik asidin oksidasyonundan oluşan birasit; oksalürik asit.
İdrarda aşm miktarda herhangi bir oksalik asit tuzu (kalsiyum oksalat vb.) bulunuşu; idrarla oksalat atılışı; oksalüri.
Başta böbrekler olmak üzere bazı organ ve dokularda kalsiyum oksalat kristalleri toplanması ile belirgin patolojik durum; oksaloz.
Oksalik asit veya tuzları ile zehirlenme; oksalizm.
Bazı bitkilerde bulunan, insan için toksiketkiye sahip bir asit; oksalik asit.
Kanda aşm miktarda herhangi bir oksalik asittuzu (kalsiyum oksalat vb.) bulunuşu; oksalemi.
Oksalik asit tuzu ile işleme tabi tutulmuş; oksalik asit tuzu ilave edilmiş.
Pıhtılaşmasını önleme amacıyla amonyum oksalat ilave edilmiş kan plazması; oksalatlı plazma,
Oksalik asit tuzu; oksalat.
Penisinilaz salgılayan stafilokok enfeksiyonlarının tedavisinde, ağızdan ya daparenteral (intramüsküler, intravenöz) kullanılan penisilinaz’a dirençli geniş spektrumlu bir penisilin; oksasilin sodyum.
1- Sivri, keskin anlamına önek. 2- Asit anlamınaönek. 3- Oksijen anlamına önek.
1 2 3
4
5 6 7 8 .. 70 71 72
o
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 828 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Omur kemerinin her iki yanındaki -üst ve alt olmak üzere- iki çıkıntıdan her biri; eklem çıkıntısı. Bk. superior articular process of vertebra ve inferior articular process of vertebra.
Ovum’un içerdiği, embriyo’nun gelişimi için gerekli depo besin maddesi; vitellüs; yolk
Organizma tarafından dışarı atılan ya da detoksikasyon mekanizması ile nötralize edilen vücut için gereksiz bileşik; ksenobiyotik; zenobiyotik
tıbbi çeviri
Odun şekeri; ksiloz.
Organ veya dokudan, portakal dilimi şeklinde parça çıkarma; kama biçimi rezeksiyon.
Orta beyin (mezensefalon)’deki lezyona bağlı olarak gelişen, lezyon tarafındaki okülomotor sinir ile karşı tarafta yüzün alt bölümü, dil, kol ve bacağı tutan felç şekli; Weber felci (Okülomotorsinirin felç gösterdiği ta
Oda ısısı ve oda basıncında sıvı halde bulunan, kolayca gaz veya buhar haline dönüşünü takiben hasta tarafından solunan anestetik; volatil anestetik,
Olmadığı halde bazı şeyler görme; görsel hallüsinasyon.
Otopsi esnasında, iç organa kesi yapma, özellikle iç ogana ya da organlara kesi yaparak histolojik muayene için küçük parça çıkarma; viserotomi.
Organın, vücudun karşı tarafında oluşu; viseral inversiyon (Kalbin sağda oluşu gibi),
Organın düz kasını veya salgı bezini uyaran ya da bunlardan gelen uyartıyı merkezi sinir sistemine ileten sinir lifi; viseral lif
Organ düz kasını veya salgı bezini uyarıcı sinir lifi; viseral efferent sinir lifi
Organları konu alan anatomi dalı; viseral anatomi.
Oluşmaması gereken bir vücut bölgesinde oluşan; görülmemesi gereken yerde görülen; vikaryöz.
Orta kulak iç duvarının arkaüst kısmında, orta kulak ile iç kulak vestibülünü birbirine bağlayan aralık; oval pencere; vestibüler pencere,
Oval delik, oval pencere. Cavum tympani’nin orta duvarında nazomediyal olarak bulunan ve kulak kemikçiklerinden stapes’in basis stapedis’i tarafından kapatılan delik.
Omurlar ve göğüs kemiği (sternum) ileilgili; vertebrosternal.
Omurlar ve sağrı kemiği (sacrum) ile ilgili; vertebrosakral.
Omurlarından birbirine yapışık ikizhilkat garibesi; vertebrodidimi.
Omur ve kaburga (costa) ile ilgili; vertebrokostal.
1 2 3 4 .. 40 41 42
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü