İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
o
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 1424 adet çeviri sonucu bulundu. 41 - 60 arasındaki sonuçlar:
Bitki hücrelerindeki, havadan oksijeni alıponu peroksit haline çeviren enzim; oksijenaz.
Oksijen yetersizliği gösteren hastaya, oksijen çadırı içinde veya maske ile ya da burun kateteri yoluyla oksijen verilişi ile belirgin tedavi; oksijen tedavisi
Hasta yatağı üzerine yerleştirilmiş, içine devamlı oksijen verilen çadır; oksijen çadırı
tıbbi çeviri
Uzun süre oksijen tedavisinin komplikasyonu olarak gelişen, akciğerlerde ödem, alveol kapillerleri endoteli ve alveol epitelinde nekroz, alveollerde kanlı eksüda toplanışı ile belirgin durum; oksijen zehirlenmesi
Hastaya burun ve ağızdan veya sadece burundan oksijen verme amacıyla kullanılan maske; oksijen maskesi
Oksijen ile birleşme yeteneği taşıyan kimyasal madde; oksijen akseptörü.
O ile simgelenen, canlıların solunumu için gerekli -etrafımızı çevreleyen havanın % 21 ‘ini oluşturan-gaz halindeki renksiz ve kokusuz madde; oksijen,
Uyartıya karşı duyarlılığın aşırı oluşu; herhangi bir duyu organının uyartıyı almada aşırı duyarlılık gösterişi, aşırı duyarlılık; hiperestezi
İşitme duyusunun -anormal şekilde- keskinoluşu; işitme keskinliği; oksiakoya.
Şiddetli ağrıyı kesmede ağızdan ya da supozituvar şeklinde kullanılan, kodein türevi bir narkotik analjezik; oksikodon hidroklorür.
Kafa kubbesinin, tepe kısmında sivrilik göstermesi hali; koni veya kule biçimi kafa; oksisefali; akrosefali (Sutura coronalis ve sutura lambdoidea’nm erken kapanması sonucu),
Yanan oksijen miktarını ölçme suretiyle gıdanın kalori değerini belirleyen alet; oksikalorimetre.
Görme duyusunun -anormal şekilde- keskin oluşu; görme keskinliği; oksiblepsi.
İşitme duyusunun -anormal şekilde- keskinoluşu; işitme keskinliği; oksiakoya.
1- Sivri, keskin anlamına önek. 2- Asit anlamınaönek. 3- Oksijen anlamına önek.
alınan kan numunesindeki oksijen miktarınınoksimetre aracılığıyla ölçülmesi; oksimetri.
alınan kan numunesinde oksijen miktarınıölçen alet; oksimetre.
Redoks (oksidasyonredüksiyon)^’u kolaylaştırıcı enzim; oksidoredüktaz.
oksitleyici.
Oksijen ile birleşmek; oksitlenmek.
1 2
3
4 5 6 7 .. 70 71 72
o
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 828 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Omur kemerinin her iki yanındaki -üst ve alt olmak üzere- iki çıkıntıdan her biri; eklem çıkıntısı. Bk. superior articular process of vertebra ve inferior articular process of vertebra.
Ovum’un içerdiği, embriyo’nun gelişimi için gerekli depo besin maddesi; vitellüs; yolk
Organizma tarafından dışarı atılan ya da detoksikasyon mekanizması ile nötralize edilen vücut için gereksiz bileşik; ksenobiyotik; zenobiyotik
tıbbi çeviri
Odun şekeri; ksiloz.
Organ veya dokudan, portakal dilimi şeklinde parça çıkarma; kama biçimi rezeksiyon.
Orta beyin (mezensefalon)’deki lezyona bağlı olarak gelişen, lezyon tarafındaki okülomotor sinir ile karşı tarafta yüzün alt bölümü, dil, kol ve bacağı tutan felç şekli; Weber felci (Okülomotorsinirin felç gösterdiği ta
Oda ısısı ve oda basıncında sıvı halde bulunan, kolayca gaz veya buhar haline dönüşünü takiben hasta tarafından solunan anestetik; volatil anestetik,
Olmadığı halde bazı şeyler görme; görsel hallüsinasyon.
Otopsi esnasında, iç organa kesi yapma, özellikle iç ogana ya da organlara kesi yaparak histolojik muayene için küçük parça çıkarma; viserotomi.
Organın, vücudun karşı tarafında oluşu; viseral inversiyon (Kalbin sağda oluşu gibi),
Organın düz kasını veya salgı bezini uyaran ya da bunlardan gelen uyartıyı merkezi sinir sistemine ileten sinir lifi; viseral lif
Organ düz kasını veya salgı bezini uyarıcı sinir lifi; viseral efferent sinir lifi
Organları konu alan anatomi dalı; viseral anatomi.
Oluşmaması gereken bir vücut bölgesinde oluşan; görülmemesi gereken yerde görülen; vikaryöz.
Orta kulak iç duvarının arkaüst kısmında, orta kulak ile iç kulak vestibülünü birbirine bağlayan aralık; oval pencere; vestibüler pencere,
Oval delik, oval pencere. Cavum tympani’nin orta duvarında nazomediyal olarak bulunan ve kulak kemikçiklerinden stapes’in basis stapedis’i tarafından kapatılan delik.
Omurlar ve göğüs kemiği (sternum) ileilgili; vertebrosternal.
Omurlar ve sağrı kemiği (sacrum) ile ilgili; vertebrosakral.
Omurlarından birbirine yapışık ikizhilkat garibesi; vertebrodidimi.
Omur ve kaburga (costa) ile ilgili; vertebrokostal.
1 2 3 4 .. 40 41 42
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü