İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 190 adet çeviri sonucu bulundu. 141 - 160 arasındaki sonuçlar:
Dış elastik lamina. Bk. external elastic membrane
(G.): Diensefalon (ara beyin)’un, habenuler çekirdekleri içeren habenuler üçgen (trigonum habenulae) ve bağlantılan ile epifiz bezi (corpus pineale)’nden oluşan bölümü; epitalamus.
1 – Epitalamus ‘la ilgili; epitalamik. 2- Tala-mus üzerinde yerleşmiş.
tıbbi çeviri
Kompakt kemiğin, endosteum’a komşu bölümündeki sirkumferensiyal kemik lamellerden her biri; endosteal lamel
Eklamptojenöz. Bk. eclamptogenic.
Eklamptojenik toksemi. Bk. eclampsia
Eklampsi’ye sebep olan; gebede konvülsiyon yaratan; eklamptojenik.
Eklamptik toksemi. Bk. eclampsia
Eklampsi’li hastada görülen, konvülsiyonlarla belirgin nöbet; eklampsi nöbeti
Eklampsi’ye bağlı olarak gelişen, retina arterlerinde spazm sonucu daralma ve bazan kanama ile belirgin, ağır vakalarda optik papilla’da ödeminin de eşlik ettiği retinopati; eklamptik retinopati
1- Eklampsi ile ilgili; eklamptik. 2- Eklampsiniteliğinde; eklampsi görünümünde,
Bk. eclampsia.
Preeklampsi’ye, konvülsiyon nöbetlerinin eklenmesiyle oluşan ağır gebelik toksikozu; eklampsi (Eklampsi nöbetleri, özellikle fetüs açısından büyük risk gösterir. Bu bakımdan konvülsiyon nöbetlerinin tekrarında anneye ge
Akciğer kanseri, özellikle yulaf hücreli bronş karsinomu gösteren hastalarda görülen, vücudun üst tarafındaki kaslarda güç kaybı, tendon reflekslerinin ortadan kalkışı ve çabuk yorulma ile belirgin parane-oplastik sendrom; Ea
Midebağırsak ameliyatlarında, dokuya tutmada kullanılan klemp; Doyen klempi
Belli bir yerde smırlanmayıp etrafa yayılmış iltihap; yaygın iltihap,
Tabakalara aynlma; tabakalara bölünme;delaminasyon.
Şeker niteliği olmaksızın tatlandıncı olarak kullanılan siklamik asit tuzu; sodyum ya da kalsiyum siklamat (Kanser yapıcı bazı izlenimler sebebiyle kullanımı, Amerika’da yasaklanmıştır),
B kompleks vitamininin bir unsuru; eritrositlerin olgunlaşmasında, metabolik ve sinirsel işlevlerde gerekli, kobalamin türevi bir madde; ekstrensek faktör; B12 vitamini; siyanokobalamin (Siyanokobalamin, özellikle et, balık,
Bk. Pacini s corpuscles
1 2 3 4 5 6 7
8
9 10
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 1966 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
1- Enzim anlamına önek. 2- Fermantasyon anlamına önek.
1- Enzim anlamına önek. 2- Fermantasyon anlamına önek.
birbirine bağlı, bitişik anlamında önek. zigo-
tıbbi çeviri
Hayvan anlamına önek.
Hayvan anlamına önek.
Sternum(göğüs kemiği)’un sivrilik gösteren alt ucu (xiphisternum) anlamında önek.
Sternum(göğüs kemiği)’un sivrilik gösteren alt ucu (xiphisternum) anlamında önek.
Kseromammografi bir çeşit mamografi yöntemidir. Bu yöntemde selenyum bir levhaya yansıtılan görüntü daha sonra kağıt üzerine kaydedilir. Uygulama biçimi mamografiye benzemekle birlikte biraz daha karmaşıktır. Kseromamografi y
Kuru anlamında önek.
Kuru anlamında önek.
Yabancı anlamında önek.
Sarı anlamında önek.
Sarı anlamında önek.
İç organları görüntülemede ya da bazı lezyonlan -tedavi amacıyla-ışınlamada kullanılan, dalga boyları kısa, iyonizan elektromanyetik ışınlar; röntgen ışınları; x ışınları.
Bazı akıl hastalarında görülen, bir anlam ifade etmeyen birbiri ile bağlantısız sözler; birbiri ile bağlantısız sözcük ve sözlerden oluşan konuşma; kelime salatası; sözcük salatası.
(L.) : Kadında mesane ile rektum arasında yer alan, fetüs’ün gebelik esnasında içinde geliştiği organ; döl yatağı; rahim; uterus (Rahim, erişkinde -1/3′ünü serviks, 2/3′ünü korpus oluşturmak üzere- ortalama
Her iki çenenin iki yanında, en arkada yer alan diş; büyük azı dişleri (molar dişler)’nin önden arkaya doğru üçüncüsü; yirmiyaş dişi; akıl dişi (Bir çenede iki adet olmak üzere iki çenede toplam dört adet akıl dişi vard
1- Kırık kemik uçlarını tel aracılığıyla birbirine tespit etme; telle bağlama. 2- Ortodonti’de anormal oklüzyonu düzeltme amacıyla dişleri telle bağlama.
(G.): Larenks (gırtlak)’in altından başlayıp sağ ve sol bronş’un aynlma yerine kadar uzanan, duvarı içinde U biçimi yatay kıkırdaklar içeren, ortalama 10 cm uzunluğunda boru şeklindeki organ; nefes borusu; soluk b
Deride yara oluşturmaksızın sıyırıp geçen merminin ya da bomba patlamasının sebep olduğu yoğun hava basıncına bağlı olarak herhangi bir iç organda meydana gelen harabiyet.
1 2 3 4 .. 97 98 99
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü