İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 190 adet çeviri sonucu bulundu. 181 - 190 arasındaki sonuçlar:
Bk. basement membrane
Bk. basilar membrane of cochlear duct
Bakteriler etkisiyle meydana gelen iltihaplanma; bakteriyel iltihap
tıbbi çeviri
İltihabı önleyici ya da tedavi edici ilaç; antienflamatuvar ilaç
1- İltihabı önleyici, azaltıcı ya da ortadan kaldırıcı; antienflamatuvar. 2- İltihap tedavisinde kullanılan ilaç; antienflamatuvar ilaç.
Omurilik çıkan demetlerinden biri; çeşitli vücut bölgelerinden aldığı dokunma (temas) ve basınçla ilgili duyusal uyartılan talamus’a iletmek üzere, omurilik ön kordonunda seyreden sinir iplikleri demeti; ön spinotalamik
Anksiyete tedavisinde ağızdan tablet şeklinde kullanılan, benzodiazepin grubundan bir ilaç; alprazolam.
Allerjik etkene karşı aşırı duyarlılık nedeniyle gelişen iltihaplanma; allerjik iltihap
Aniden gelişen iltihaplanma; akut iltihap
Ödem, glokom ve epilepsi tedavisinde ağızdan ya da parenteral (intramüsküler, intravenöz) kullanılan, karbonik anhidraz inhibitörü, diüretik ilaç; asetazolamid.
1 2 3 .. 6 7 8 9
10
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 1966 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
1- Enzim anlamına önek. 2- Fermantasyon anlamına önek.
1- Enzim anlamına önek. 2- Fermantasyon anlamına önek.
birbirine bağlı, bitişik anlamında önek. zigo-
tıbbi çeviri
Hayvan anlamına önek.
Hayvan anlamına önek.
Sternum(göğüs kemiği)’un sivrilik gösteren alt ucu (xiphisternum) anlamında önek.
Sternum(göğüs kemiği)’un sivrilik gösteren alt ucu (xiphisternum) anlamında önek.
Kseromammografi bir çeşit mamografi yöntemidir. Bu yöntemde selenyum bir levhaya yansıtılan görüntü daha sonra kağıt üzerine kaydedilir. Uygulama biçimi mamografiye benzemekle birlikte biraz daha karmaşıktır. Kseromamografi y
Kuru anlamında önek.
Kuru anlamında önek.
Yabancı anlamında önek.
Sarı anlamında önek.
Sarı anlamında önek.
İç organları görüntülemede ya da bazı lezyonlan -tedavi amacıyla-ışınlamada kullanılan, dalga boyları kısa, iyonizan elektromanyetik ışınlar; röntgen ışınları; x ışınları.
Bazı akıl hastalarında görülen, bir anlam ifade etmeyen birbiri ile bağlantısız sözler; birbiri ile bağlantısız sözcük ve sözlerden oluşan konuşma; kelime salatası; sözcük salatası.
(L.) : Kadında mesane ile rektum arasında yer alan, fetüs’ün gebelik esnasında içinde geliştiği organ; döl yatağı; rahim; uterus (Rahim, erişkinde -1/3′ünü serviks, 2/3′ünü korpus oluşturmak üzere- ortalama
Her iki çenenin iki yanında, en arkada yer alan diş; büyük azı dişleri (molar dişler)’nin önden arkaya doğru üçüncüsü; yirmiyaş dişi; akıl dişi (Bir çenede iki adet olmak üzere iki çenede toplam dört adet akıl dişi vard
1- Kırık kemik uçlarını tel aracılığıyla birbirine tespit etme; telle bağlama. 2- Ortodonti’de anormal oklüzyonu düzeltme amacıyla dişleri telle bağlama.
(G.): Larenks (gırtlak)’in altından başlayıp sağ ve sol bronş’un aynlma yerine kadar uzanan, duvarı içinde U biçimi yatay kıkırdaklar içeren, ortalama 10 cm uzunluğunda boru şeklindeki organ; nefes borusu; soluk b
Deride yara oluşturmaksızın sıyırıp geçen merminin ya da bomba patlamasının sebep olduğu yoğun hava basıncına bağlı olarak herhangi bir iç organda meydana gelen harabiyet.
1 2 3 4 .. 97 98 99
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü