İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
l
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 1825 adet çeviri sonucu bulundu. 61 - 80 arasındaki sonuçlar:
Bk. lymphogranuloma inguinale
1- Lenf düğümlerinin, granülom şeklinde şişlikler göstermesi hali;lenf düğümlerinde bu tarz büyüme ile belirgin lenfadenopati; lenfogranülomatoz. 2- Hodgkin hastalığı. Bk. Hodgkin s disease
Bk. lymphogranuloma inguinale
tıbbi çeviri
Chlamydia trachomatis’in sebep olduğu, dış genital organlarda ülserleşme gösteren lezyonlar, kasık lenf bezlerinin şişip iltihaplanması ve ateşle belirgin, cinsel temasla geçen enfeksiyöz hastalık (Özellikle tropikal bö
Lenfogranülom. Bk. lymphogranulomatosis
Lenfografi yoluyla elde edilen film; lenfogram.
Lenf düğümü. Bk. lymph node.
Malign hücrelerin ya da hastalık etkeni mikroorganizmanın lenf yoluyla vücudun bir yerinden diğer bir yerine geçmesi; lenfojen yayılma,
1- Lenf yapıcı; lenf oluşmasını uyarıcı;lenfojenöz. 2- Lenf dokusundan kaynaklanan; lenfatik sistemden gelişen. 3- Lenf yoluyla yayılan; lenf akımı ile çeşitli doku ve organlara iletilen; lenfojenöz.
Lenfojenik. Bk. lymphogenous.
Lenfin oluşması; lenfogenez.
Nazofarenks’te, lenfoid dokuyu örten epitelden gelişen kötü huylu bir tümör; Schmincke tümörü; Regaud tümörü; lenfoepitelyom.
Bk. lymphoepithelioma.
Lenf daman; lenfodukt.
Deri lenf damarlarının hastalığı; lenfodermi.
Kanda lenfosit sayısının ileri derecedeartışı; lenfositoz.
Lenfositlerin oluşması; lenfositopoez.
Kanda lenfosit sayınının ileri derecede azalışı; lenfopeni; lenfositopeni.
Lenfositik tiroidit. Bk. Hashimoto s struma
Fareler aracılığıyla iletilen bir arenavirüs (lenfositik koryomenenjit virüsü)’ün sebep olduğu, beyin zarları ve koroid pleksusların, lenfosit enfıltrasyonu ile belirgin akut iltihabı; lenfositik koıyomenenjit (Hastada
1 2 3
4
5 6 7 8 .. 90 91 92
l
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 505 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Leishmania tropica ya da Leishmania majör’un sebep olduğu, kısa zamanda ülsere dönüşen ağrısız çıban; deri leyşmaniyazı; şark çıbanı (Özellikle Küçük Asya, Kuzey Afrika ve Hindistan’da görülür).
Lipid içeren histiositlerden oluşan, sarımsı kahverengi küçük granülom; bu nitelikte iyi tabiatlı küçük tümör; ksantogranülom.
Lökosit (akyuvar) transfüzyonu. Bk. leukocyte transfusion.
tıbbi çeviri
Larenks’te sağ ve sol teli (plica vocalis) arasında kalan aralık; glottis aralığı
Limonda, bazı meyvelerde ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunan, kılcal damar duvarlarının normal tonüsünü korumada gerekli bir madde; biyoflavonoid; P vitamini.
Lumbar arterlere eşlik eden, birinci ve ikincisi vena lumbalis ascendens’e, üçüncü ve dördüncüsü vena cava inferior’a açılan her iki yandaki dört ven; bel venleri; lumbar venler
Larenks’in alt bölümünün venöz kanını plexus thyroideus impar’a ileten ven; gırtlak alt veni; inferior laringeal ven
Lenf damarı
Lenf damarının ya da lenf düğümünün genişleme göstermesi hali; lenfatik varis,
Lenfatik kapakçık. Bk. lymphatic valve.
Ligamentum latum uteri’nin uterus’a bitişik tarafında, uterus’un dışyan duvarı boyunca uzanan ven ağı; rahim ven ağı; uterin venöz pleksus
Laboratuvarda inceleme yapılmak üzere alınan idrar örneği
Lenfatik dokudan gelişen kötü huylu tümörlerin tedavisinde kullanılan, alkilleştirici antineoplastik bir ilaç; urasil mustard; uramustin.
Lezyonların iyileşmesini takiben nedbebırakmasıyla belirgin deri iltihabı; ulodermatit.
Lenf düğümlerinde görülen tüberküloz; lenf düğümü tüberkülozu; tüberküloz lenfadenit (Genellikle boyun lenf düğümleri ya da mediastinal lenf düğümlerinde görülür),
Lipidlerin bir cinsi; yağ asitlerinin gliserol’e bağlanması ile oluşan bileşik; trigliserid.
Linguatula cinsi herhangi bir parazit; dilsolucan.
Larenks’i oluşturan kıkırdakların en büyüğü; tiroid kıkırdak
Lenf pıhtısının eşlik ettiği lenfdamarı iltihabı; trombolenfanjit.
Lepra tedavisinde ağızdan kullanılanantileprotik bir ilaç; tiambutozin.
1 2 3 4 .. 24 25 26
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü