İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
l
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 1825 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
1- Ağızdan alınan sedatif etkiye sahip ilaç çözeltisi.2- İntravenöz olarak uygulanan klorpromazin (Largactile), prometazin (Phenergan) ve meperidin (Pethidine) kanşımı; litik kokteyl (Hastada letarji, apati ve ruhsa
1- Erime ile ilgili; litik. 2- Eritici.
Lisilbradikinin. Bk. kallidin.
tıbbi çeviri
Kuduz hastalığından aşırı korkma; kuduz korkusu.
Kuduza benzeyen; kuduzu andıran; lissoid.
Kuduz hayvanın deri üzerinde oluşturduğuısınk; kuduz köpek ısırığı; lissodeksis.
Rabdovirüsler (Rhabdovirüs) ailesinin bir cinsi; lissavirüs’ler (Kuduz virüsü ve diğer bazı virüsleri içerir).
Bk. lyssaviruses.
(G.): Kuduz hayvanın ısırmasıyla oluşan öldürücüakut virütik hastalık; kuduz; lissa. Bk. rabies.
Çeşitli vücut salgılan (mukus, gözyaşı, ter, tükürük, sümük vb.) ve doku hücrelerinde bulunan, bakterileri eritici ve öldürücü etkiye sahip bir enzim; lizozim.
Sitoplazma içinde, -hücre içi sindirimde rol oynayan- parçalayıcı ve eritici enzimler içeren, ince zarla çevrili cisimcik; lizozom.
Hücredeki madde yıkımı ile ilgili lizozomal enzimlerden herhangi birinin kalıtsal eksikliği; lizozomal enzim eksikliğine bağlı depolanma hastalığı (Yıkımı gerçekleşememiş metabolik madde birikimi ile beraber lizozomlarm şişme
Lizin oluşmasını uyaran antijen; lizojen.
Erime, çözülme anlamına önek.
1 – Herhangi bir madde (eritrosit,doku hücresi, bakteri vb.)’nin eritici (lizin) etkisiyle erimesi; lizin etkisiyle hücre ya da bakteri zannın yırtılması sonucu, içeriğinin parçalanıp dağılması; erime; lizis. 2- H
İdrarda lisin bulunuşu; lisinüri.
Lizinojen. Bk. lysogen.
İlgili enzimin doğuştan eksikliği nedeniyle vücudun lisin’i kullanamaması sonucu oluşan, kaslarda güç kaybı ve zeka geriliği ile belirgin kalıtsal metabolik hastalık; lisinemi.
Esansiyel amino asitlerden biri; bebekte ve çocukta dokuların gelişim ve onarımında, erişkinde azot dengesinin korunmasında gerekli bir amino asit; lisin.
Hücre, doku ya da bakterileri eritici özelliğe sahipmadde, özellikle bu nitelikte antikor; lizin.
1
2 3 4 5 .. 90 91 92
l
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 505 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Leishmania tropica ya da Leishmania majör’un sebep olduğu, kısa zamanda ülsere dönüşen ağrısız çıban; deri leyşmaniyazı; şark çıbanı (Özellikle Küçük Asya, Kuzey Afrika ve Hindistan’da görülür).
Lipid içeren histiositlerden oluşan, sarımsı kahverengi küçük granülom; bu nitelikte iyi tabiatlı küçük tümör; ksantogranülom.
Lökosit (akyuvar) transfüzyonu. Bk. leukocyte transfusion.
tıbbi çeviri
Larenks’te sağ ve sol teli (plica vocalis) arasında kalan aralık; glottis aralığı
Limonda, bazı meyvelerde ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunan, kılcal damar duvarlarının normal tonüsünü korumada gerekli bir madde; biyoflavonoid; P vitamini.
Lumbar arterlere eşlik eden, birinci ve ikincisi vena lumbalis ascendens’e, üçüncü ve dördüncüsü vena cava inferior’a açılan her iki yandaki dört ven; bel venleri; lumbar venler
Larenks’in alt bölümünün venöz kanını plexus thyroideus impar’a ileten ven; gırtlak alt veni; inferior laringeal ven
Lenf damarı
Lenf damarının ya da lenf düğümünün genişleme göstermesi hali; lenfatik varis,
Lenfatik kapakçık. Bk. lymphatic valve.
Ligamentum latum uteri’nin uterus’a bitişik tarafında, uterus’un dışyan duvarı boyunca uzanan ven ağı; rahim ven ağı; uterin venöz pleksus
Laboratuvarda inceleme yapılmak üzere alınan idrar örneği
Lenfatik dokudan gelişen kötü huylu tümörlerin tedavisinde kullanılan, alkilleştirici antineoplastik bir ilaç; urasil mustard; uramustin.
Lezyonların iyileşmesini takiben nedbebırakmasıyla belirgin deri iltihabı; ulodermatit.
Lenf düğümlerinde görülen tüberküloz; lenf düğümü tüberkülozu; tüberküloz lenfadenit (Genellikle boyun lenf düğümleri ya da mediastinal lenf düğümlerinde görülür),
Lipidlerin bir cinsi; yağ asitlerinin gliserol’e bağlanması ile oluşan bileşik; trigliserid.
Linguatula cinsi herhangi bir parazit; dilsolucan.
Larenks’i oluşturan kıkırdakların en büyüğü; tiroid kıkırdak
Lenf pıhtısının eşlik ettiği lenfdamarı iltihabı; trombolenfanjit.
Lepra tedavisinde ağızdan kullanılanantileprotik bir ilaç; tiambutozin.
1 2 3 4 .. 24 25 26
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü