İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
k
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 344 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
3- Kifoz’lu kişi.
Omurganın göğüs bölümünün, arkaya doğru aşırı kavis göstermesi hali; kamburluk; kifoz.
Kifoz ve skolyoz’un birarada bulunuşu; kifoskolyoz.
tıbbi çeviri
Kifoz’da görülen -hörgüç şeklindeki- omurga tümseği; kifos.
Kifoz ve lordoz durumunun biraradabulunuşu; kifolordoz.
Köpeklerden aşırı ürkme; özellikle köpekle temas sonucu kuduz olacağından aşırı korkma; kinofobi.
Başı, köpek başına benzeyen hilkat garibesi; kinosefalus.
Dalgalı seyir gösteren hareketin, kimograf aracılığıyla çizelge halinde kaydedilmesi; kimografi.
Kimografi’de kullanılan alet; kimograf.
Kimografi yoluyla elde edilen çizelge; kimogram.
Kas liflerinin -istem dışı- seğirme hareketigöstermesi; kimatizm.
Killoz. Bk. cyllosis.
(Af.): Genellikle çocuklarda protein eksikliğine bağlı olarak gelişen yaygın ödem, kansızlık ve deri lezyonları ile belirgin hastalık tablosu; kvashiorkor (Özellikle tropikal Afrika ve Hint adalarında görülür),
Sarkoidoz tanısında uygulanan deri testi; Kveim testi.
Kronik uterus inversiyonunu düzeltme amacıyla uygulanan bir ameliyat şekli; Küstner ameliyatı
Uzun kemikteki kırıkta, özellikle femur cismi kırığında, kırık uçları birbirine tespitte kullanılan paslanmaz çelik çivi; Küntscher çivisi
Travmaya bağlı olarak oluşan bir veya birkaç omurun iltihabı; Kümmell hastalığı.
Kussmaul belirtisi. Bk. Kussmaul s sign
Kussmaul solunumu. Bk. Kussmaul’s breathing
Ayak ve bacak kaslarından başlayarak kısa sürede karın, göğüs, kol ve yüz kaslarına yayılan, kaslarda -bazen felce uzanabilen- kuvvet azalması ve his kaybı ile belirgin polinevrit; Landry felci; Guillain-Barre sendromu (Sendr
1 2 3 4 .. 16 17 18
k
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 4746 adet çeviri sonucu bulundu. 61 - 80 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Kanda romatoid faktör varlığını aramada, dolayısıyla romatoid artrit tanısında kullanılan bir aglütinasyon testi; WaalerRose testi
Kürek kemiğini öne çeken musculus seratus anterior’un felci nedeniyle skapula içyan kenarının -kanadı andırır şekilde- arkaya doğru çıkıntı yapması; kanatlı skapula.
Kalp apeksindeki kas liflerinin oluşturduğu girdap şekli; kalp vorteksi.
tıbbi çeviri
Kan kusma. Bk. hematemesis.
Kişinin isteği ile yapılan; iradeye dayanan;istemli; volonter.
Kemik üzerindeki nekroze kısmı oyup çıkarmada kullanılan kenarları keskin kaşık; Volkmann kaşığı.
Kasın veya kası donatan sinirin iskemisi nedeniyle gelişen felç; Volkmann felci
Kompakt kemik dokusunda Havers kanallarını birbirine bağlayan, içinden kan velenf damarları ile sinirlerin geçtiği, oblik seyir gösteren kanallar; Volkmann kanalları
Kolayca gaz ya da buhar haline geçebilen; uçucu; volatil.
Konuşurken, özellikle belli bir sözü yüksek sesle telaffuz ederken, ses tellerindeki titreşimin akciğerlere ve oradan da göğüs duvarına iletilişi sonucu, göğüs palpasyonunda alınan titreşim; konuşma sesinin yaptığı titreşim;
Karaciğerde protrombin oluşmasında rol oynayan, kanamayı durdurucu özelliği nedeniyle hemorajik bozuklukların tedavisinde kullanılan -sentetik preparatlan da bulunan- yağda erir bir vitamin grubu; K vitamini (K grubu vitaminl
Kemiklerde ve dişlerde kalsiyum ve fosforun kullanılımmı sağlama yanında bu minerallerin bağırsaklardan emilimini de hızlandırıcı etkiye sahip, eksikliğinde çocukta raşitizm, erişkinde osteodistrofi, osteomalasi ve osteoporoz
Kişinin henüz canlı olduğunu gösteren belirtiler; canlılık belirtileri; yaşamsal belirtiler (Soluk alıp venne, kalp atımları, nabzın almışı, kan basıncının ölçülebilmesi, vücut ısısının devamı, kuvvetli ışığa karşı gözbebekle
Koyu ve yapışkan nitelik gösterme hali; yapışkanlık; visidite.
Karın organlarının normal yerlerine oranla daha aşağıya kaymış olması; karın organları düşüklüğü; viseroptoz.
Karın organları ptozi. Bk. visceroptosis
karın organlarının üzerini örten periton; viseral periton,
Kadını erkekleştirici; virilizm’e sebep olucu; virilizan.
Kadında, erkeğe özgü sekonder cinsiyet özellikleri (ses kalınlaşması, kıllanma, adalı yapı vb.)’nin oluşması; virilizm
Kızlığın bozulmamış olması hali; bakirelik;viıjinite.
1 2 3
4
5 6 7 8 .. 236 237 238
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü