İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
j
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 156 adet çeviri sonucu bulundu. 61 - 80 arasındaki sonuçlar:
Kafa tabanında, oksipital ve temporal kemiklerin jugular çentik(incisura jugularis)’lerinin sınırladığı -içinden vena jugularis interna ile 9., 10., 11. kranyal sinirlerin geçtiği- delik; jugular delik
Vena jugularis interna’nın üstte ve altta genişleme gösteren iki kısmından her biri
Boyunla ilgili; jugular.
tıbbi çeviri
Elmacık kemiği ve maksilla ile ilgili;jugomaksiller.
Birbirine bağlanmış; birbiriyle birleşmiş.
Bk. cheek bone
1- Elmacık kemiği (zigomatik kemik) ile ilgili;jugal. 2- Birbirine bağlı; birbirine tutunmuş; birleşik,
(J.): Judo’da hüner kazanmış kimse; judocu,
(J.): Jujitsu’nun gerek spor gerekse kendini silahsızsavunma yöntemi olarak geliştirilmiş bir şekli; judo.
1 – Bir konuyu ayrıntıları ile düşünüp sonuca varabilme; karar verme yeteneği. 2- Karar; hüküm; yargı.
Diş yuvalan ve dişetlerinin cerahatli iltihabı; Jourdain hastalığı,
İş birimi; 1 newton’luk bir gücün, uygulanış noktasını güç yönünde 1 metre hareket ettirmesiyle yapılan iş miktan; jul.
Akut perikardit vakalarında akciğer üzerinde metalik nitelikte ses duyulması; Josseraud belirtisi
Böbrek tübüllerinde reabsorpsiyonun kusurlu oluşu nedeniyle beyin omurilik sıvısında protein artışı, idrarda aşırı glisin, prolin ve hidroksiprolin bulunuşu ile belirgin, zaman zaman konvülsiyon nöbetlerinin eşlik ettiği kalı
Eklem boşluğu. M. articular cavity
Eklem kırığı. Bk. articular fracture
Eklem sıvısı. Bk. synovial fluid
Eklem boşluğu. Bk. articular cavity
Sinovyal eklemi saran kapsül; eklem kapsülü (İçte sinovyal zar, dışta fibröz artiküler zar olmak üzere iki tabakadan oluşur)
İki ya da daha fazla kemiğin, eklem yüzleri aracılığıyla birbiriyle bağlantı kurduğu, hareketli veya hareketsiz bölge; eklem
1 2 3
4
5 6 7 8
j
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 63 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Jejunum ve ileum duvarlarının venöz kanını, vena mesenterica superior’a ileten venler; jejunal ve ileal venler
Jinekolojik ameliyatlarda uterus’u zedelemeksizin tutmağa mahsus pens; uterus pensi
Japonya’da, orman tifüsü (scrub typhus)’nün etkeni Rickettsia tsutsugamushi’yi ileten Leptotrombidum türü
tıbbi çeviri
Jüvenil artrit, romatoid artrit, bursit, ankilozan spondilit ve Reiter sendromunda ağızdan tablet ya da kapsül şeklinde kullanılan, pirazolon türevi nonsteroidal antienflamatuvar ilaç; fenilbutazon.
Japonya’da sık görülen, gece körlüğü ile belirgin ailesel ve kalıtsal bir hastalık; Oguchi hastalığı.
Jimnastik şeklinde vücut hareketlerinin kişide cinsel arzu uyandırması; kas erotizmi
Jejunum’un mezenteri; mezojejunum.
Japonya’da, orman tifüsü (scrub typhus)’nün etkeni Rickettsia tsutsugamushi’yi ileten Leptotrombidum türü
Jukstaglomerüler hücrelerin oluşturduğu grup; jukstaglomerüler cisimcik. Bk. juxtaglomerular cells
Jüvenil meme hipertrofisi. Bk. adolescent hypertrophy of the breast
Jüvenil amorotik familyal idyosi. Bk. SpielmeyerVogt disease
Jung teorisi. Bk. analytic psychology
Jung psikolojisi. Bk. analytic psychology
Jonksiyonel taşikardi. Bk. atrioventricular junctional tachycardia.
Jugular çıkıntı. Bk. jugular process of occipital bone
Jenner aşısı. Bk. smallpox vaccine
Jejunum’a kesi yapma; kesi yaparak jejunum’u açma; jejunostomi.
Jejunum’a dikiş koyma; jejunum’undikilmesi; jejunorafi.
Jejunum üzerinde yapılan onarıcı ya dadüzeltici ameliyat; jejunoplasti.
Jejunum’un iki ayrı parçası arasında -ağız ağıza dikerek- geçit oluşturma; jejunojejunostomi.
1 2 3 4
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü