İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
i
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 1835 adet çeviri sonucu bulundu. 41 - 60 arasındaki sonuçlar:
İdarann -günlük sıvı girişindeki değişikliklerden etkilenmeksizin- devamlı olarak aynı özgül ağırlıkta çıkışı; izostenüri.
İsospora cinsi parazitlerin oluşturduğu enfeksiyon; izosporoz.
Kronik angina pektoris tedavisi ve angina pektoris profilaksisinde tablet, çiğneme tableti ya da dilaltı tablet şeklinde kullanılan, nitrat grubu bir koroner vazodilatör, izosorbid dinitrat.
tıbbi çeviri
Diüretik olarak uygulanışının yanı sıra glokom ve katarakt’ta göz içi basıncını düşürmede de kullanılan bir bileşik; izosorbid,
Aynı ozmotik basıncı gösteren; izozmotik.
1- Aynı cinsiyetle ilgili; izoseksüel. 2- Aynıcinsiyetten; aynı cinsiyetin özelliklerini gösteren,
İzoserum tedavisi. M. isoserotherapy
Kişideki hastalığı tedavi etmek üzere aynı hastalığı geçirmiş diğer bir kimseden alınan serum; izoterapi’de kullanılan serum; izoserum.
Aynı hastalığı geçirmiş diğer bir kimseden alınan serum ile hastalığın tedavisi; izoserum’la tedavi; isoseroterapi.
Bronkospazm, astım, kalp bloku, ventriküler aritmi ve şok tedavisinde nebü-lizasyon, inhalasyon, dilaltı tablet şeklinde ya da parenteral (intravenöz, intramüsküler) kullanılan bir beta-adrenerjik reseptör agonisti; izoproter
İzoprenalin hidroklorür.Bk. isoproterenol hydrochloride.
İzopregnenon. Bk. dydrogesterone.
İzoplastik gref. Bk. isograft
İzoplastik. Bk. isogeneic.
Her iki gözde görme gücünün birbirine eşit oluşu; izopi.
İzofosfamid. Bk. ifosfamide.
İzonikotinik asit hidrazid.Bk. isorıiazid.
Tüberküloz tedavisinde, ağızdan ya da intramüsküler kullanılan antibakteriyel bir ilaç; izonikotinik asit hidrazid; izoniazid.
Bk. işomorphic.
Şekil bakımından birbirinin aynı olmahali; eş şekillilik; eş biçimlilik; izomorfizm.
1 2
3
4 5 6 7 .. 90 91 92
i
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 1523 adet çeviri sonucu bulundu. 1501 - 1520 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
İdrarın renksiz (su berraklığında) oluşu; akromatini
İdrarda safra pigmentlerinin bulunmayışı; akolüri.
İdrarda aşırı aseton ya da aseton cisimciklerinin bulunuşu; aseton ve aseton cisimciklerinin fazla miktarda idrara geçişi; asetonüri.
tıbbi çeviri
İdrardaki aseton miktarını ölçmede kullanılan araç.
İdrarda aseton bulunup bulunmadığını belirleme amacıyla yapılan test; aseton testi
İdrarda aseton çıkışının eşlik ettiği astım; asetonastım.
İlave parmaklar. Bk. supernumerary digits.
İnsanın ve birçok omurgalı hayvanın bağırsaklarında parazit olarak yerleşen, baş kısmında tutunmaya yarayan dikensi uzantılara sahip solucan kolu, dikenlibaşlılar; akantosefaller.
İğne batması hissi; deri üzerinde hissedilen iğnelenme şeklinde uyuşukluk; akantestezi.
İrade kaybı ile belirgin herhangi bir akıl hastalığı; abulomani.
İrade ile karar ve hareket yeteneğinin kaybı; herhangi bir harekette kararsızlık gösterme hali; irade kaybı; abuli.
İrade ile karar ve hareket yeteneğinin kaybı; herhangi bir harekette kararsızlık gösterme hali; irade kaybı; abuli.
İnorganik kimya
İğne veya trokar’la karna girme; karın parasentezi; abdominosentez (Karın boşluğundan sıvı boşaltma amacıyla uygulanır),
İstemli hareketi gerçekleştiren kasların birbiriyle uyumsuz çalışması nedeniyle kişinin ayakta durma ve yürüme yeteneği gösterememesi; Blocq hastalığı; abazi-astazi.
İstemli hareketi gerçekleştiren kasların birbiriyle uyumsuz çalışması nedeniyle kişinin yürüme yeteneği gösterememesi; yürüyememe hali; abazi.
İdrarda bakteri bulunmayışı ile belirgin -muhtemelen bir virüs’ün sebep olduğu- piyüri; amikrobik piyüri
İdrar çıkışı anlamına sonek.
İki şey arasında ameliyatla geçit oluşturma, ağızlaştırma anlamına sonek.
İkiz hilkat garibesi anlamına sonek.
1 2 3 .. 72 73 74 75
76
77
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü