İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
i
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 1835 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
Lenf düğümlerindeki retiküloendotelyal hücrelerin artışı; lenforetiküloz
Ixodes cinsi herhangi bir kene; iksodid.
1- Kenelerle ilgili; iksodik. 2- Kenelerin sebep olduğu.
tıbbi çeviri
1 – Kene ısırıklarının sebep olduğu, deri lezyonlan ve ateşle seyreden hastalık; iksodiyaz. 2- Kenelerle insana gelen herhangi bir hastalık; kenenin taşıdığı hastalık.
Çevresine sarılış gösteren bir bitki; sarmaşık
Filin, sert yapı gösteren, kremsi beyaz renkte ön dişi; fildişi.
Bel ve sırtla ilgili; lumbodorsal.
İki kısım arasındaki geçitle ilgili; iteral.
(L.): İki kısım arasındaki geçit; iter.
Kaşıntılı.
Deri veya mukoza yüzeyinde kaşıntı hissi ile belirgin durum; özellikle deri üzerindeki, kişiyi kaşımaya yönelten rahatsız edici his; kaşınma; kaşıntı,
Uyuza sebep olan mit; Sarcoptes scabiei.
1- Kaşıntı. Bk. pruritus. 2- Uyuz; uyuz hastalığı. Bk. scabies
İşeme süresince idrarın aynı hızda çıkışı; izüri.
Uterus korpusu ile uterus serviksi arasındaki daraltı gösteren bölge; uterus istmusu (Uterus istmusu’nun korpus’a açılan deliği "anatomik iç delik", serviks’e açılan deliği "histolojik iç deli
Fallop borusu (tubauterina)’nunampulla tubae ile pars uterina arasındaki daraltı gösteren bölümü; Fallop borusu istmusu
Tiroid bezinin iki lobunu birbirine bağlayan bölüm; tiroid bezi istmusu.
Bk. isthmus gyri cinguli
Gyrus cinguli’nin, gyrus parahippocampalis ile bağlantı kuran daralmış kısmı
Bk. oropharyngeal isthmus
1 2 3 4 .. 90 91 92
i
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 1523 adet çeviri sonucu bulundu. 61 - 80 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
İdrar muayenesi ile hastalığa tanı koyma; ürokrizi.
İstem dışı idrar kaçırma; idrar enkontinansı; üroklepsi.
İdrarda bulunan ve ona rengini veren, ürobilin türevi san pigment; ürokrom.
tıbbi çeviri
İdrann dışkıya karışması; bağırsak yoluylaidrar gelişi; ürokezi.
İdrarda aşırı miktarda ürobilin bulunuşu; ürobilinüri.
İdrar muayenesi; idrar tahlili; ürinoskopi.
İdrann özgül ağırlığının ürinometre aracılığıyla ölçülmesi; ürinometri.
İdrann özgül ağırlığını ölçmede kullanılanalet; ürinometre.
İdrar salgılayıcı; idrar oluşturucu; ürinojenöz.
İdrar salgılayan; üriniparöz.
İdrar iletici borucuk. Bk. renal tubule.
İdrar ileten; idrar taşıyan; üriniferöz.
İdrar pH’ı (Sağlıklı kişide idrar pH’ı, 4,6 ile 8 arasında değişir. Etten zengin diyet idrar pH’ım asit yöne, sebzeden zengin diyet kalevi yöne yöneltir. Uyku esnasında idrar genellikle -normal respiratuvar
İdrar etmek; işeme; ürinasyon.
İdrar oluşması ve boşaltımı ile ilgili organlar (böbrekler, ureterler, mesane ve uretra)’m oluşturduğu sistem; boşaltım sistemi; üriner sistem
İdrarın santrifügasyonu sonucu dibe çöken madde yığını; idrar çökeltisi (Sağlıklı kişinin mikroskop altında muayene edilen idrar çökeltisinde, birkaç eritrosit, lökosit ve epitel hücresi görülür),
İdrar oluşması ve idrar boşaltımı ile ilgili organlar; üriner organlar (Böbrekler, ureterler, mesane ve uretra)
İdrar yollarının herhangi bir bölümünde oluşan tıkanıklık; üriner tıkanıklık.
İdrar deliği. Bk. external urethral orifice.
İdrar edişin başlangıcında güçlük ve duraksama olması, idrarın dışarı atılış hızının azalması; üriner duraksama (Genellikle prostat hipertrofisinde görülür),
1 2 3
4
5 6 7 8 .. 75 76 77
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü