İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
g
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 1384 adet çeviri sonucu bulundu. 1341 - 1360 arasındaki sonuçlar:
Yapısında galaktoz içeren bileşik; özellikle galaktoz’un alkol’le kimyasal reaksiyona giriş sonucu oluşan bileşik; galaktozid.
Galaktoz’un glükoz’a çevrilememesi nedeniyle bebeklik çağında başlayan, kanda ve idrarda galaktoz seviyesinin aşırı yükselmesi, karaciğer ve dalağın büyümesi ve zeka geriliği ile belirgin kalıtsal hastalık; galakt
Galaktoz’u parçalayan enzim,
tıbbi çeviri
Hastaya ağızdan ya da damardan galaktoz verilişini takiben idrardaki miktarının ölçümü esasına dayalı bir karaciğer fonksiyon testi; galaktoz tolerans testi
Laktoz’un parçalanması ile oluşan şeker; galaktoz (Bir monosakkarid olup karaciğer’de glükoz’a çevrilir).
Galaktoşez. Bk. galactoschesia.
Süt salgılanmasının durması; süt gelişinin kesilmesi; galaktoşezi.
Emzirme döneminde, aşırı süt salgılanması nedeniyle memelerden devamlı süt akması; galaktore. 2 Emzirme dönemi dışmda memelerden zaman zaman süt gelişi.
Doğumu takiben memelerde süt oluşması sebebiyle meydana gelen geçici nitelikte hafif ateş; süt ateşi; galaktopira.
Galaktopoetik faktör. Bk. prolactin
1- Süt oluşmasını uyaran; galaktopoetik.2- Süt oluşmasını uyaran madde,
Sütün meydana gelişi; memelerde sütoluşması; galaktopoez.
Süt salgılanmasını durduran; sütü kesen; galaktofıgöz.
Sütü ileten; süt nakleden; galaktoforöz.
Süt kanalı veya kanallarının iltihabı; galaktoforit.
Sütü ileten kanal; süt kanalı; galaktofor.
Süt üzerinde yaşayan; süt üzerindebeslenen; galaktofagöz.
Sütün özgül ağırlığını ölçmede kullanılanalet; galaktometre.
kadında, meme başından süt kanallarına radyoopak madde enjeksiyonunu takiben, kanalların röntgen filminin alınması; galaktografi.
:Galaktogog. Bk. galactagogue.
1 2 3 .. 64 65 66 67
68
69 70
g
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 1687 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Gerçek dışı, hayvanlar veya böcekler görmek; bu nitelikle belirgin hallüsinasyon; zoopsi
Gebelik sonucu yavru doğuran; yavrulayan; zoogonöz.
Göz merceğini -yerinde tutmak için- kirpiksi cisim (corpus ciliare)’e tespit eden (sabitleyen), ince liflerden oluşmuş bağ; göz merceğinin tutucu bağı; kirpiksi cisim kuşakçığı; siliyer kuşakçık
tıbbi çeviri
Göz merceğini -yerinde tutmak için- kirpiksi cisim (corpus ciliare)’e tespit eden (sabitleyen), ince liflerden oluşmuş bağ; göz merceğinin tutucu bağı; kirpiksi cisim kuşakçığı; siliyer kuşakçık
Göz merceğini -yerinde tutmak için- kirpiksi cisim (corpus ciliare)’e tespit eden (sabitleyen), ince liflerden oluşmuş bağ; göz merceğinin tutucu bağı; kirpiksi cisim kuşakçığı; siliyer kuşakçık
Gözkapağı kenarında kirpik folliküllerine açılan küçük yağ bezleri; kirpik yağ bezleri; Zeis bezleri.
Güney Afrika’da Zambesi vadisinde yaşayanlar arasında görülen sebebi bilinmeyen ateşli bir hastalık; Zambesi humması,
Göğüs kemiği (sternum)’nin, sivrilik gösteren, kıkırdaktan oluşmuş alt ucu; hançersi çıkıntı; ksifoid çıkıntı
Göğüs kemiği (sternum)’nin, sivrilik gösteren, kıkırdaktan oluşmuş alt ucu; hançersi çıkıntı; ksifoid çıkıntı
Göz için kullanılan antiseptik merhem; kserokolliryum.
Güney Afrika tırnaklı kara kurbağası (Bu kurbağanın dişisi, eskiden gebeliği belirleme amacıyla yapılan Hogben testinde, test hayvanı olarak kullanılmıştır).
Güney Afrika tırnaklı kara kurbağası (Bu kurbağanın dişisi, eskiden gebeliği belirleme amacıyla yapılan Hogben testinde, test hayvanı olarak kullanılmıştır).
Gözkapakları üzerinde küçük ksantomlar oluşmasıyla belirgin durum; gözkapağı ksantomu (Genellikle yaşlılarda görülür).
Gözde, korneanın yer yer sarımsı yağ birikimleri göstermesi ile belirgin patolojik durum; kornea ksantomatozu.
Gözkapakları üzerinde küçük ksantomlar oluşmasıyla belirgin durum; gözkapağı ksantomu (Genellikle yaşlılarda görülür).
Gözkapakları üzerinde küçük ksantomlar oluşmasıyla belirgin durum; gözkapağı ksantomu (Genellikle yaşlılarda görülür).
Güçsüz x ışınlarını tutup, güçlü x ışınlarını geçirmek suretiyle x ışınlarının dokudan geçiş gücünü artırıcı süzgeç; x ışını süzgeci,
Genetik hastalığı X kromozomu üzerinde yerleşik mutant genin belirlediği kalıtım örneği; X kromozomu ile taşman gene bağlı kalıtım (X kromozomu ile taşman gen’e bağlı kalıtım, X-linked dominant kalıtım ve X-linked reses
Genetik hastalık ya da anomalinin, X kromozomu üzerindeki genle evlada geçme hali; bu nitelikle belirgin kalıtsal geçiş.
Gazları temizleme veya emmede kullanılan, birkaç tüpten oluşan alet.
1 2 3 4 .. 83 84 85
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü