İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
g
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 1384 adet çeviri sonucu bulundu. 21 - 40 arasındaki sonuçlar:
Bk. cingulate gyrus.
Bk. cingulate gyrus
(L.) : Beyin yankürelerinin yüzeyinde oluklarla birbirinden ayrılmış -çevreleri girinti ve çıkıntılar gösteren- küçük bölümlerden her biri; beyin kıvrımı; girus
tıbbi çeviri
Başın sağa veya sola dönüşü ile belirginspazm hali; girospazm.
Beyin giruslarını ölçmeye mahsus alet; girometre.
Bk. orbital gyri
(L.): Girus’lar (gyrus’un çoğulu),
Üzerinde kıvrım(gyrus)’lar bulunan beyne sahip; girensefalik.
Beyin yüzeyleri belirli kıvrım (gyrus)’largösteren yüksek sınıf memeli hayvanlar grubu,
Beyin giruslarmdan birinin ameliyatlaçıkarılması; girektomi.
Dönme; dairesel hareket gösterme,
1- Dönmek; bir eksen etrafında daire şeklinde devretmek. 2- Halka veya helezon şeklinde bükülmüş,
Halka, daire anlamına önek.
Kadın cinsiyet organları üzerinde yapılanherhangi bir plastik ameliyat; jinoplasti.
Jinofobi. Bk. gynephobia.
Jinopati. Bk. gynecopathy.
Kadın cinsiyet organlarının hastalıklarıylailgili; kadın hastalıklarına ait; jinopatik.
Jinomasti. Bk. gynecomastia.
Bk. gyn.
Kadınlardan tiksinme; kadınlara karşı anormal şekilde korku ve çekingenlik gösterme; kadın korkusu; jinefobi.
1
2
3 4 5 6 .. 68 69 70
g
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 1687 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Gerçek dışı, hayvanlar veya böcekler görmek; bu nitelikle belirgin hallüsinasyon; zoopsi
Gebelik sonucu yavru doğuran; yavrulayan; zoogonöz.
Göz merceğini -yerinde tutmak için- kirpiksi cisim (corpus ciliare)’e tespit eden (sabitleyen), ince liflerden oluşmuş bağ; göz merceğinin tutucu bağı; kirpiksi cisim kuşakçığı; siliyer kuşakçık
tıbbi çeviri
Göz merceğini -yerinde tutmak için- kirpiksi cisim (corpus ciliare)’e tespit eden (sabitleyen), ince liflerden oluşmuş bağ; göz merceğinin tutucu bağı; kirpiksi cisim kuşakçığı; siliyer kuşakçık
Göz merceğini -yerinde tutmak için- kirpiksi cisim (corpus ciliare)’e tespit eden (sabitleyen), ince liflerden oluşmuş bağ; göz merceğinin tutucu bağı; kirpiksi cisim kuşakçığı; siliyer kuşakçık
Gözkapağı kenarında kirpik folliküllerine açılan küçük yağ bezleri; kirpik yağ bezleri; Zeis bezleri.
Güney Afrika’da Zambesi vadisinde yaşayanlar arasında görülen sebebi bilinmeyen ateşli bir hastalık; Zambesi humması,
Göğüs kemiği (sternum)’nin, sivrilik gösteren, kıkırdaktan oluşmuş alt ucu; hançersi çıkıntı; ksifoid çıkıntı
Göğüs kemiği (sternum)’nin, sivrilik gösteren, kıkırdaktan oluşmuş alt ucu; hançersi çıkıntı; ksifoid çıkıntı
Göz için kullanılan antiseptik merhem; kserokolliryum.
Güney Afrika tırnaklı kara kurbağası (Bu kurbağanın dişisi, eskiden gebeliği belirleme amacıyla yapılan Hogben testinde, test hayvanı olarak kullanılmıştır).
Güney Afrika tırnaklı kara kurbağası (Bu kurbağanın dişisi, eskiden gebeliği belirleme amacıyla yapılan Hogben testinde, test hayvanı olarak kullanılmıştır).
Gözkapakları üzerinde küçük ksantomlar oluşmasıyla belirgin durum; gözkapağı ksantomu (Genellikle yaşlılarda görülür).
Gözde, korneanın yer yer sarımsı yağ birikimleri göstermesi ile belirgin patolojik durum; kornea ksantomatozu.
Gözkapakları üzerinde küçük ksantomlar oluşmasıyla belirgin durum; gözkapağı ksantomu (Genellikle yaşlılarda görülür).
Gözkapakları üzerinde küçük ksantomlar oluşmasıyla belirgin durum; gözkapağı ksantomu (Genellikle yaşlılarda görülür).
Güçsüz x ışınlarını tutup, güçlü x ışınlarını geçirmek suretiyle x ışınlarının dokudan geçiş gücünü artırıcı süzgeç; x ışını süzgeci,
Genetik hastalığı X kromozomu üzerinde yerleşik mutant genin belirlediği kalıtım örneği; X kromozomu ile taşman gene bağlı kalıtım (X kromozomu ile taşman gen’e bağlı kalıtım, X-linked dominant kalıtım ve X-linked reses
Genetik hastalık ya da anomalinin, X kromozomu üzerindeki genle evlada geçme hali; bu nitelikle belirgin kalıtsal geçiş.
Gazları temizleme veya emmede kullanılan, birkaç tüpten oluşan alet.
1 2 3 4 .. 83 84 85
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü