İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 909 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
Vücudun herhangi bir kısmında kuşakla sıkılıyormuş gibi duyulan his; zonestezi
Enterobacteriaceae ailesine ait, bazı türleri patojen nitelik gösteren gram-negatif bir bakteri cinsi.
Ağızdan ksiloz verilişini takiben idrara geçen miktarı belirleme amacıyla, gıdaya bağlı pentozüri tanısında uygulanan bir test; ksiloz konsantrasyon testi,
tıbbi çeviri
Ksiloz’un bağırsaklardan emilişini takiben kana geçiş hızını belirleme amacıyla uygulanan test; ksiloz absorpsiyon testi
Xenopus testi. Bk. Hogben test
Tifo ve paratifo tanısında uygulanan serolojik test; Gruber Widal reaksiyonu; Widal testi.
Kanda karbon monoksit bulunup bulunmadığını belirlemede uygulanan bir test; Wetzel testi
Batı Afrika humması. Bk. blackwaterfever
Tifüs tanısında uygulanan bir aglütinasyon testi; WeilFelix testi
Sağırlık tanısında uygulanan bir test; Weber testi
Frengi tanısında uygulanan bir komplement fıksasyon testi; Wassermann testi
İdrarda ürobilinojen bulunup bulunmadığını belirlemede kullanılan bir test; WallaceDiamond testi
Kanda romatoid faktör varlığını aramada, dolayısıyla romatoid artrit tanısında kullanılan bir aglütinasyon testi; WaalerRose testi
Oda ısısı ve oda basıncında sıvı halde bulunan, kolayca gaz veya buhar haline dönüşünü takiben hasta tarafından solunan anestetik; volatil anestetik,
Tüberküloz tanısında uygulanan deri testlerinden biri; Völlmer testi (Tüberkülin emdirilmiş küçük gazlı bez parçası deri üzerine plasterle tespit edilir. 4872 saat içinde test bölgesinde kızartı ve sertlik oluşması, testin po
(L.): Vestigiyum. Bk. vestige.
Eski atalarda mevcut iken sonraki kuşaklarda işlevini kaybederek küçülmüş ya da gelişmemiş organ; kalıntı organ
Eski atalarda veya embriyonal hayatta mevcutorgan veya oluşum artığı ile ilgili; vestigiyal.
1- Eski atalarda mevcut iken sonraki kuşaklarda işlevini kaybederek küçülüp artık halinde kalmış organ veya oluşum; vestij. 2- Embriyonal hayatta gelişip etkin rol oynamasına rağmen doğumdan sonra -işlevinin ortadan kalkışı n
Vagina vestibülü. Bk. vestibule of vagina.
1 2 3 4 .. 44 45 46
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 1536 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Varicellazoster virüsünün, ganlion geniculi ve nervus vestibulocochlearis (8. kafa siniri) ganglionlarını enfekte edişi nedeniyle fasiyal sinirde felç, kulakta şiddetli ağrı ve akıntı, işitme kaybı, baş dönmesi ve kulak sayva
Varicellazoster virüsünün, ganlion geniculi ve nervus vestibulocochlearis (8. kafa siniri) ganglionlarını enfekte edişi nedeniyle fasiyal sinirde felç, kulakta şiddetli ağrı ve akıntı, işitme kaybı, baş dönmesi ve kulak sayva
1- Hayvanlara aşırı düşkünlük; aşın hayvan sevgisi; zoofili. 2- Hayvanlarla cinsel ilişkide bulunan, bu nitelikte belirgin cinsel sapıklık; bestialite; zoofil;
tıbbi çeviri
1- Hayvanlara aşırı düşkünlük; aşın hayvan sevgisi; zoofili. 2- Hayvanlarla cinsel ilişkide bulunan, bu nitelikte belirgin cinsel sapıklık; bestialite; zoofil;
Bk. pipestem cirrhosis.
Hayvanla cinsel ilişkide bulunma; bestialite; zooerasti.
Vücudun herhangi bir kısmında kuşakla sıkılıyormuş gibi duyulan his; zonestezi
Burun konjestiyonu, göz iritasyonu, deri lezyonlan ve kusmayı tedavi amacıyla kullanılan ilaçların bileşiminde yer alan bir çinko tuzu; çinko sülfat
Ağızdan ksiloz verilişini takiben idrara geçen miktarı belirleme amacıyla, gıdaya bağlı pentozüri tanısında uygulanan bir test; ksiloz konsantrasyon testi,
Ksiloz’un bağırsaklardan emilişini takiben kana geçiş hızını belirleme amacıyla uygulanan test; ksiloz absorpsiyon testi
Xenopus testi. Bk. Hogben test
Güney Afrika tırnaklı kara kurbağası (Bu kurbağanın dişisi, eskiden gebeliği belirleme amacıyla yapılan Hogben testinde, test hayvanı olarak kullanılmıştır).
Güney Afrika tırnaklı kara kurbağası (Bu kurbağanın dişisi, eskiden gebeliği belirleme amacıyla yapılan Hogben testinde, test hayvanı olarak kullanılmıştır).
El sırtı, dirsek, diz, boyun, omuz gibi bölgelerde hafif kabarık ksantomlar oluşması ile belirgin, kanda lipoprotein, kolesterol ve trigliserid artımının eşlik ettiği kalıtsal metabolik bozukluk; tüberöz ksantom.
Kolesteril depolanma hastalığının, bebeklerde görülen şekli; doğumu takiben ilk haftalarda gelişen, kemik iliği ve dalakta kolesterol esterleri ve gliserid birikimi ile belirgin, hepatosplenomegali’nin de eşlik ettiği k
Östrojen, progesteron ya da östrojenprogesteron kombinasyonuyla tedavi gören kadında, ilacın kesilişini takiben, hormonun kandan çekilişi sonucu oluşan uterus kanaması; çekilme kanaması,
Tifo ve paratifo tanısında uygulanan serolojik test; Gruber Widal reaksiyonu; Widal testi.
Absorpsiyon bozukluğu, karın ağrısı, diyare, steatore, gastrointestinal kanama, lenfadenopati, poliartrit, deride kahverengimsi pigmantasyon, aşırı zayıflama ve merkezi sinir sistemine ait bozukluklarla belirgin, bağırsak muk
Boyun omurlarında ve onlara destek görevi gören bağ ve kaslarda oluşan, boyunda ağrı ve sertlikle belirgin incinme (Genellikle taşıt kazasında baş ve boynun hızla ilerigeri sarsılması sonucu oluşur),
Kanda karbon monoksit bulunup bulunmadığını belirlemede uygulanan bir test; Wetzel testi
1 2 3 4 .. 75 76 77
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü