İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
e
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 1997 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
Uzun süre okuma veya yakından çalışmaya eşlik eden ağrı, sulanma, görme bozuklukları ile belirgin geçici göz şikayeti; göz yorgunluğu; astenopi (Çoğu kez baş ağrısı ve genel yorgunluk da eşlik eder).
Mikroskop tüpünün üst ucunda bulunan, mikroskop objektifinde oluşan görüntüyü, belli bir oranda büyüterek inceleyicinin gözüne ileten mercek ya da mercek sistemi; oküler,
Kirpiklere dokunulduğu zaman gözkapağının kapanma hareketi göstermesi; kirpik belirtisi
tıbbi çeviri
Gözkapağı serbest kenarlarındaki sert kıllardan her biri; kirpik
Gözkapağı
Gözlük. Bk. glasses.
Göz banyosu için kullanılan cam veya porselenden yapılı küçük kap; göz kabı (İçine ilaçlı çözelti konularak göz banyosu yapılır),
1- Alm ile üst gözkapağının birleştiği kısmı oluşturan kabank bölge; kaş. 2- Kaş üzerindeki kalın kıllar.
Göz küresi; göz yuvan.
Göz banyosu için kullanılan antiseptik sıvı.
Üst çenedeki köpek dişi; göz dişi
Gözkapaklarmı birbirinden ayrı tutmada kullanılan spekulum; göz spekulumu.
Göz küresinin yerleştiği kemik boşluk; orbita; göz çukuru
Bk. ophthalmic ointment
Mikroskop tüpünün üst ucundaki mercek; oküler merceği
Travmaya bağlı göz zedelenmesi; göz yaralanması
Göze damlatılarak kullanılan sıvı ilaç; göz damlası
Göz küresi; göz yuvan
Transplantasyon için canlı göz ya da kornea bulunduran veya temin eden kurum; göz bankası
Görme organı; göz [Küresel biçim gösteren göz, dıştan içe doğru sert tabaka (sklera), damar tabakası (koroidea, siliyer cisim ve iris) ve ağ tabakası (retina) olmak üzere üç tabakadan oluşmuştur. Gözün ön kısmında -sklera ile
1 2 3 4 .. 98 99 100
e
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 1494 adet çeviri sonucu bulundu. 1481 - 1494 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Eklemdeki hastalık nedeniyle kol veya bacağın hareket yeteneğini kaybetmesi; eklem sertliği; akampsi.
Emici; içine çekici; absorban.
Emmeyi uyarıcı; emilimi kolaylaştırıcı madde.
tıbbi çeviri
Emilebilen; çekilebilen.
Emmek, içine çekmek; içine almak,
Embriyonal dokular veya embriyonal gelişimle ilgisi olmayan; ablastemik.
Eklemi oluşturan kemiklerden birinin yerinden ayrılması; çıkık; abartikülasyon.
Eklemi tutmayan; eklem dışında yerleşmiş; eklemden uzakta; abartiküler
Ele alınan herhangi bir cismin ağırlığını değerlendirme hissinin kaybı; abarognoz
Eğilim, meyil, aşm düşkünlük anlamına sonek.
Eğilim gösteren; eğilimli anlamına sonek.
Erime, çözülme anlamına sonek.
Elde edilen çizelge, çekilen film anlamına sonek.
Enzim anlamına sonek.
1 2 3 .. 71 72 73 74
75
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü