İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 96 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
X ışınları (röntgen ışınları)’na maruz kalış nedeniyle deride oluşan yanık; x ışını yanığı,
Sert rüzgarın sebep olduğu kızartı ile belirgin deri lezyonu.
İç kantus’larm normal yerinden uzaklaşması, burun köprüsünün yüksek ya da geniş oluşu, kaş kıllarında artma, iris’te hipopigmantasyon, beyaz kirpikler, ön saçlarda beyazlaşmış bölge ve deride pigment kaybına bağlı
tıbbi çeviri
Bacak venlerindeki dolaşımın yeterli olup olmadığını kontrolde kullanılan bir test; Trendelenburg testi (Venlerdeki kan boşalmcaya kadar yukarı seviyede tutulan bacak aniden yere indirilir. Venlerin, bu hareketi takiben birde
Gluteal kasların felcinde görülen, ördek gibi sağa sola sallanarak yürüme hali; Trendelenburg belirtisi
2- Pulmoner arter dalındaki embolüs’ün ameliyatla çıkarılması; Trendelenburg ameliyatı
Aşın ısı (ateş, sıcak su vb.)’ya maruz kalış sonucu oluşan yanık; ısı yanığı
Femur’un alt kısmı ile musculus quadriceps femoris kirişi arasında bulunan bursa; patellaüstü bursa; suprapatellar bursa,
Derinin derin tabakalarına uzanmayan yanık; yüzeysel yanık
Uzun süre güneş ışınlarına maruz kalış nedeniyle deri yüzeyinde kızartı ve çoğu kez veziküller oluşması ile belirgin durum; güneş yanığı,
Güneş yanığı. Bk. sunburn
Uretra altında; suburetral.
Diş pulpasmı çevreleyen, sert kıvamdaki diş dokusu; dentin
Omuzda, musculus subs-capularis kirişi ile kürek kemiği (scapula)’nin boynu arasında bulunan bursa; kürek-altı bursası; subskapular bursa
Omuzda, musculus dentoideus ile omuz eklemi kapsülü arasında bulunan ve çoğu kez subakromial bursa ile bağlantılı olan bursa; subdeltoid bursa
Femur’un büyük trokanteri ile deri arasında bulunan bursa; derialtı trokanterik bursa
Bk. olecranon bursa.
Topuk kemiği (calcaneus)’nin alt yüzü ile ayak tabanı derisi arasında bulunan bursa; derialtı kalkaneal bursa,
Bk. olecranon bursa
Akromion ile omuz eklemi kapsülü arasında bulunan ve çoğu kez subdeltoid bursa ile bağlantılı olan bursa; subakromial bursa
1 2 3 4 5
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 618 adet çeviri sonucu bulundu. 41 - 60 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Tuba uterina (Fallop borusu)’nm, uzun ekseni etrafında burulma göstermesi; tubotorsiyon.
Kaburga tüberkülü. Bk. costal tubercle.
Her iki taraftaki, önde kıkırdak kaburgalar aracılığıyla sternum’a tutunan üst yedi kaburga; gerçek kaburgalar.
tıbbi çeviri
Gözleri, burnu ve ağzı bulunmayan başlabelirgin hilkat garibesi; triyosefal; triyosefalus.
Trichinella spiralis’in sebep olduğu, bulantı, ishal, karın ağrısı ve ateşle seyreden, larvalarının bağırsaklardan kaslara geçmesi ve burada çevrelerinin kapsülle sarılması sonucu kasta ağrı, hassasiyet ve sertlikle bel
Bacak venlerindeki dolaşımın yeterli olup olmadığını kontrolde kullanılan bir test; Trendelenburg testi (Venlerdeki kan boşalmcaya kadar yukarı seviyede tutulan bacak aniden yere indirilir. Venlerin, bu hareketi takiben birde
Gluteal kasların felcinde görülen, ördek gibi sağa sola sallanarak yürüme hali; Trendelenburg belirtisi
2- Pulmoner arter dalındaki embolüs’ün ameliyatla çıkarılması; Trendelenburg ameliyatı
Burundan geçerek; burun aracılığıyla; transnazal.cılığıyla; transorbital.
1 – Bir durumdan diğer bir duruma çevrilme ya da çevirme; translasyon. 2- Mesajcı RNA (mRNA) ile ribozom’a iletilen genetik şifrenin, burada polipeptid zincirindeki amino asit dizilişini yönlendirerek belli bir pr
Nazolakrimal kanal yırtığında, gözyaşı kesesi ile burun boşluğu arasında ameliyatla geçit oluşturma; dakriyosistorinostomi.
Herhangi bir oluşumun, uzun ekseni etrafında dönüş göstermesi; burulma; dönme; torsiyon
Ayyaş burnu. Bk. rhinophyma.
Burun ucu. Bk. apexnasi
Bir ya da birkaç üst kıkırdak kaburgada nonsüpüratif iltihaplanma, şişme ve ağrı ile belirgin sendrom; Tietze sendromu
(G.): Boyun ile diyafragma arasında kalan vücutkısmı; göğüs; toraks (Toraks önde sternum ve kaburgalar, arkada göğüs omurları ile çevrilmiş olup içinde akciğerler, kalp ve büyük damarlar, trakea, bronşlar ve özofagus yer alır
1- Göğüs kafesindeki herhangi bir şekil bozukluğunu düzeltme amacıyla yapılan ameliyat; torakoplasti. 2- Hasta akciğeri kollaps’a yöneltmek üzere göğüs duvarının bir tarafından birkaç kaburganın ameliyatla çıkarılması,
Göğüs kafesinin üst bölümündeki -arkada 1. torasikvertebra, yanlarda 1. kaburgalar, önde manibrium sterni’nin üst kenarının sınırladığı- açıklık; toraks üst deliği.
Toraks boşluğunu çevreleyen kemiklerin oluşturduğu iskelet kısmı; göğüs kafesi (Göğüs kafesi, kaburgalar, kıkırdak kaburgalar, sternum ve torasik vertebralardan oluşmuştur)
Kaburganın bir bölümünü ameliyatlakesip çıkarma; torasektomi.
1 2
3
4 5 6 7 .. 29 30 31
Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü