İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 492 adet çeviri sonucu bulundu. 461 - 480 arasındaki sonuçlar:
Omurilik çıkan demetlerinden biri; çeşitli vücut bölgelerinden aldığı dokunma (temas) ve basınçla ilgili duyusal uyartılan talamus’a iletmek üzere, omurilik ön kordonunda seyreden sinir iplikleri demeti; ön spinotalamik
Bk. nervus palatinus majör
Orofarenks’in her iki yanında, yumuşak damağın alt yüzünden dil kenarına uzanan, fossa tonsillaris’in önündeki -musculus palatoglossus’u örten- mukoza kıvrımı; boğazın ön kemeri; palatoglossal kemer
tıbbi çeviri
Herhangi bir hastalığa bağlı olarak damarduvarlarının yumuşaması; anjiyomalasi.
Erkek memesinden süt gelişi hali;androgalaktore.
Erkek memesinden süt gelişi hali;androgalaktore.
(L.) : 1- Badem şekli gösteren herhangi bir anatomik oluşum; özellikle damak bademciği; tonsilla palatina. 2- Beyinde, bazal ganglionlardan birini oluşturan -badem biçimindeki- amigdaloid çekirdek; corpus amygdaloideum; amigd
Kanatlı,
Bir virüs’ün sebep olduğu, çiçek hastalığına benzer deri lezyonları gösteren, hafif ateşin eşlik ettiği akut enfeksiyon; variola minör; alastrim; yalancı çiçek.
1- Kanatla ilgili; alar. 2- Kanada benzer; kanatgibi. 3- Koltukaltı ile ilgili,
Alanin metabolizmasında rol oynayan, viral hepatit ve miyokard enfarktüsii’nde serumda yüksek seviye gösteren bir karaciğer enzimi; glütamikpirüvik transaminaz; alanin aminotransferaz.
Alanin metabolizmasında rol oynayan, viral hepatit ve miyokard enfarktüsii’nde serumda yüksek seviye gösteren bir karaciğer enzimi; glütamikpirüvik transaminaz; alanin aminotransferaz.
Proteinli besi maddelerinde bulunan nonesansiyel bir amino asit; alanin.
1 – Konuşamama ile ilgili; alalik. 2- Konuşamayan;konuşma yeteneğinin kaybı ile belirgin,
Sağırlığın eşlik ettiği alali şekli; sağırlık ve dilsizliğin birarada oluşu,
Konuşma yeteneğinin kaybı; konuşamama; alali.
Saban kemiği (vomer)’nin üst kenarının ön ucundaki -aralarında çentik bulunan- kanada benzer iki küçük çıkıntıdan her biri; vomer kanadı.
İlium’un, kanat biçimi gösteren geniş ve yassı üst bölümü; ilium kanadı,
İlium’un, kanat biçimi gösteren geniş ve yassı üst bölümü; ilium kanadı,
Burun deliğini dışyandan çevreleyen konveks kenar; burun kanadı.
1 2 3 .. 20 21 22 23
24
25
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 3448 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Enzim etkisiyle oluşan kimyasal değişme, mayalanma; fermantasyon: zimoliz.
Enzim etkisiyle oluşan kimyasal değişme, mayalanma; fermantasyon: zimoliz.
Enzimler ve enzimlerin sebep olduğu kimyasal değişimleri konu alan kimya dalı; enzimoloji: zimoloji.
tıbbi çeviri
1- Zimojen ile ilgili; zimojenik. 2- Mayalanmaya sebep olucu; fermantasyon yapan,
Çimlendirilmiş arpada veya meyve sularında, alkol oluşturmak üzere mayalanmaya sebep olan maya mantarı (yeast)’nın yapısında bulunan enzim; zimaz.
Birinci mayotik bölünme profazının, yan yana gelen homolog kromozomların sinapsis oluşturmaları ile belirgin ikinci evresi; zigoten.
birinci mayotik bölünme profazının ikinci evresinde izlenen, homolog kromozomların yan yana gelerek sinapsis oluşturmaları; zigonema
1- Hayvanlara aşırı düşkün kimse; zoofil. 2- Hayvanlarla cinsel ilişkide bulunan kişi. 3- İnsandan ziyade hayvanlar üzerinde yaşayan asalak ya da onları emen böcek veya sinek,
Asalak olarak yaşayan hayvansal organizma; hayvansal parazit; zooparazit.
Hayvanları konu alan bilim dalı; zooloji
Hayvan organizmasında seyreden kimyasal olayları konu alan bilim dalı; hayvan kimyası
Hayvanların biyolojik yapı ve özelliklerini konu alan bilim dalı; hayvan biyolojisi; zoobiyoloji
Bulanıklığın, göz merceğinin bellitabakalarında oturmasıyla belirgin katarakt; zonüler katarakt.
Böbreküstü bezi korteksi’nin, fasiküler katın altında yer alan geniş, en iç katı; retiküler kat.
Böbreküstü bezi korteksi’nin, kapsülün altında kalan dar, dış katı; glomerüler kat.
Böbreküstü bezi korteksi’nin, glomerüler kat ile retiküler kat arasında kalan orta katı; fasiküler kat.
Burun konjestiyonu, göz iritasyonu, deri lezyonlan ve kusmayı tedavi amacıyla kullanılan ilaçların bileşiminde yer alan bir çinko tuzu; çinko sülfat
Bazı merhem ve losyonların bileşiminde antiseptik olarak yer alan toz halindeki bir madde; zinko oksit
Sütü mayalandırarak elde edilen bir gıda maddesi; yoğurt
Sütü mayalandırarak elde edilen bir gıda maddesi; yoğurt
1 2 3 4 .. 171 172 173
Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü