İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 492 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
Bazı akıl hastalarında görülen, bir anlam ifade etmeyen birbiri ile bağlantısız sözler; birbiri ile bağlantısız sözcük ve sözlerden oluşan konuşma; kelime salatası; sözcük salatası.
Bk. balanced diet.
Vücuda giren ve vücuttan atılan sıvı miktan arasındaki fizyolojik oran; vücudun su dengesi (Sağlıklı bir kimsede, vücuda giren su miktarı ile vücuttan atılan su miktan birbirine eşittir),
tıbbi çeviri
Vivaks malarya. Bk. benign tertian malaria.
Thalamus ve corpus striatum’un bir kısım venöz kanını vena basalis’e ileten venler; alt talamuskorpus striatum venleri
Nucleus caudatus, thalamus ve thalamus’a komşu dokuların venöz kanını ileten ve vena interna cerebri ‘yi oluşturmak üzere vena choroidea ile birleşen ven; üst talamuskorpus striatum veni
Dış damak veni; dış palatin ven. Bk. vena palatina
Yumuşak damağın dışyan bölümü ve damak bademciği (tonsilla palatina) ‘nin venöz kanını vena facialis’e ileten ven; damak veni; palatin ven
Yumuşak damak. Bk. softpalate
Yumuşak damağın arka kenarı ortasından aşağı sarkan küçük etli oluşum; damak dilciği; küçük dil
Dengesizlik; anbalans.
Hem tifo hem sıtma belirtileri gösteren; tifomalaryal.
El ya da ayak baş parmağında -iki yerine-iiç pannak kemiği bulunuşu hali; trifalanjizm.
Damak enine dikişi. Bk. sutura palatina transversa.
Bk. anterior spinothamic tract.
Bk. lateral spinothalamic tract
Bk. anterior spinothalamic tract
Soluk borusunu oluşturan kıkırdak halkaların yumuşaması; trakeomalasi.
Damak bademciği. Bk. palatine tonsil
Bir hastalığın herhangi bir şekilde denizden yararlanılarak tedavi edilmesi; talasoterapi (Deniz havasından yararlanma, deniz banyosu vb.),
1 2 3 4 .. 23 24 25
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 3448 adet çeviri sonucu bulundu. 21 - 40 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Sivrisineklerle insana iletilen bir flavivirüs ‘ün sebep olduğu ateş, sarılık, baş ağrısı, midebağırsak kanamalan ve karaciğerde nekroz ile belirgin akut enfeksiyöz hastalık; san humma (Özellikle tropikal ülkelerde görü
Tomurcuklanma ile çoğalan, maya niteliğinde tek hücreli bir mantar; maya mantarı (Çimlendirilmiş arpada veya meyve sularında -alkol oluşturmak üzere- mayalanmaya sebep olur).
Erkek hücrelerinde fazladan bir Y cinsiyet kromozomu bulunuşu ile belirgin kromozom anomalisi; erkekte cinsiyet kromozomlarının XY yerine XYY şeklinde oluşu; XYY sendromu (Bu şekil kromozom anomalisi, bazı vakalarda normalden
tıbbi çeviri
Dışkıda, özellikle ishal durumlarında görülen zarımsı mukus parçaları; ksisma.
Karbonhidratların yapısında bulunan, ayrıca kayın ağacı odunundan da elde edilen bir şeker; odun şekeri; ksiloz (Sindiriminin az oluşu nedeniyle şeker hastaları diyetinde kullanılır).
Sternum’un alt ucu ve kaburgalarla ilgili.
Sternum’un alt ucu ve kaburgalarla ilgili.
Deride, mukozalarda veya konjunktiva’da kuruluk gösteren; kserotik.
1- Derinin kuru oluşu; kseroz. 2- Mukozaların kuru oluşu. 3- Konjunktiva’nın kuru oluşu.
Kuru gıdalarla beslenme; kuru gıda yeme alışkanlığı; kserofaji.
Çocukluk çağında görülen, güneş ışınlarına maruz kalan deri bölgelerinde -aşırı duyarlılık sonucu- çile benzer lekeler oluşması ve bu kısımlarda derinin kuruyup kalınlaşması ile belirgin, maligniteye dönüşme oranı yüksek, nad
1- Derinin sarı renk alması; özellikle malign tümör gösteren bazı hastalarda derinin sarımsı renk alması; ksantoz. 2- Normal yapısını kaybeden doku ya da tümörün sarı renk alması.
Kafa kemikleri, iç organlar ve deride histiosit proliferasyonundan ibaret granulomlar oluşması, lenf düğümleri, dalak ve karaciğerin büyümesi ile belirgin, çoğu kez ekzoftalmi ve şekersiz diyabet’in de eşlik ettiği, gen
Deride, mukozalarda ve bazı iç organlarda yaygın ksantomlar oluşması hali; bu nitelikle belirgin lipid metabolizması bozukluğu; ksantomatoz.
Deri ve mukozalarda çok sayıda küçük ksantomlar oluşması ile belirgin, kanda lipoprotein artışının eşlik etmediği ksantomatoz şekli; yaygın ksantom.
Deri ve mukozalarda çok sayıda küçük ksantomlar oluşması ile belirgin, kanda lipoprotein artışının eşlik etmediği ksantomatoz şekli; yaygın ksantom.
Bir pürin bazı; nükleoproteinlerin parçalanması sonucu oluşan, ürik asit öncüsü azotlu bir bileşik; ksantin (Ksantin dehidrogenaz ile oksitlenmesi sonucu ürik asit oluşur).
Bazı boyaların kökenini oluşturan bir bileşik; ksanten.
Devamlı x ışınlarına maruz kalan deri bölgesinde, çok katlı yassı epitelden gelişen kanser; x ışınlarına bağlı kanser,
X ışınları etkisinde kalan deri bölgesinde kılların dökülmesi; röntgen tedavisine bağlı alopesi.
1
2
3 4 5 6 .. 171 172 173
Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü