İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
a
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 4782 adet çeviri sonucu bulundu. 4741 - 4760 arasındaki sonuçlar:
Abdominal inguinal halka. Bk. annulus inguinalisprofundus
Karın duvarından yapılan kesi aracılığıla rahmin çıkarılması; abdominal histerektomi
Karın duvarı aracılığıyla oluşmuş fıtık; abdominal fıtık
tıbbi çeviri
karın dış gebeliği. Bk. abdominal pregnancy
Karın içindeki herhangi bir patolojik olayı veya gebelik esnasında büyüyen uterus ve fetüs’ün durumunu belirleme amacıyla karın üzerinden yapılan muayene; karından muayene,
Karnın, gebelik veya diğer bir sebep (ur, meteorizm vb.)’le büyüme göstermesi; karın büyümesi,
Karın boşluğunda su toplanması
Mide veya bağırsakta gaz birikimi nedeniyle karnın şişmesi; karın gerginliği,
Bebeğin, karna yapılan kesi aracılığıyla doğurtulması; abdominal doğum. Bk. cesarean sectio
Karın derisi, ucu sivri bir cisimle çizilerek uyarıldığında karın duvarı kaslarının kasılma göstermesi; yüzeysel karın refleksi; karın derisi refleksi
Diyafragma ile pelvis arasındaki, içinde karın organlarının yer aldığı boşluk; karın boşluğu
Özellikle diyafragma ve karın kaslarının çalışmasıyla yapılan solunum; karından solunum; abdominal solunum
Bk. solar plexus
Abdominal balotman. Bk. external ballottement
Karın içi herhangi bir organ veya damarın yırtılması sonucu karın boşluğuna aşırı kanama ile belirgin apopleksi, abdominal apopleksi
Aorta abdominalis’in çevresindeki, sağ ve sol plexus coeliacus’larla lumbar splanknik sinirlerden ayrılan ipliklerin oluşturduğu otonom sinir ağı; abdominal aortun sinir pleksusu
Aort’un diyafragma’nın altında, karın içinde seyreden parçası; 12. torasik vertebra’nın alt kenarı hizasından başlayıp 4. lumbar vertebra’nın altkenarında sağ ve sol arteria iliaca communis’lere
Karınla ilgili; karna ait; abdominal.
Karın anlamında önek.
Toraks ile pelvis arasındaki, içinde karın organlarının yer aldığı vücut bölümü; batın; karın; abdomen (Karnın üst sınırını diyafragma, alt sınırını pelvis girimi oluşturur; önde ve yanlarda alt kaburgalar ve karın kasları, a
1 2 3 .. 234 235 236 237
238
239 240
a
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 2824 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Alm kemiği (frontal kemik)’nin supraorbital kenarının -zigomatik kemiğin frontal çıkıntısı ile eklem yapan- dışyan uzantısı; alm kemiğinin elmacık çıkıntısı; frontal kemiğin zigomatik çıkıntısı
Aorta abdominalis’in yan taraflarında bulunan kromafm hücrelerden oluşmuş küçük doku kitleleri; Zuckerkandl cisimcikleri (Daha ziyade fetal hayatta belirgindir),
Asalak olarak yaşayan hayvansal organizma; hayvansal parazit; zooparazit.
tıbbi çeviri
AİDS virüsü (HIV) taşıyanlarda ve AİDS tedavisinde ağızdan kapsül şeklinde kullanılan, timidin (thymidine) analoğu antiviral bir ilaç; zidovudin [Sonradan gelişen immün yetersizlik sendromu (AIDS)'nu tedavi etmeksizin, yavaş
Afrika’da yetişen “Corynanthe yohimbi” adlı ağacın kabuklanndan elde edilen, alfa2-adrenerjik reseptörleri bloke edici ve cinsel gücü artırıcı bir alkaloid; yohimbin.
Ağzın, geniş şekilde açılıp içine hava çekilmesini takiben dışarıya hava verilerek kapanışı ile belirgin refleks hareket; esneme (Genellikle can sıkıntısı, yorgunluk, uyuşukluk, uykusuzluk veya başka birisi¬nin esnemesini gör
Ağızdan ksiloz verilişini takiben idrara geçen miktarı belirleme amacıyla, gıdaya bağlı pentozüri tanısında uygulanan bir test; ksiloz konsantrasyon testi,
Amnion sıvısının azlığı veya amnion kesesinin erken açılması nedeniyle doğum sürecinde amnion sıvısının az oluşu ile belirgin doğum travayı; kuru doğum
Adet (menstruasyon) zamanında, uterus kanaması olmaksızın kasıklarda ağrı, göğüslerde dolgunluk vb. adete özgü belirtilerin oluşması; kseromeni.
Afrika’nın bazı bölgelerinde ve Brezilya’da veba etkeninin fareden insana geçişine aracılık eden Xenopsylla türü.
Afrika’nın bazı bölgelerinde ve Brezilya’da veba etkeninin fareden insana geçişine aracılık eden Xenopsylla türü.
Adet (menstruasyon)’e uyan zamanlarda uterus dışı herhangi bir organ veya vücut bölümünden kanama olması; vikaryöz menstruasyon; ksenomeni.
Anne babadan değişik özelliklere sahip yavru meydana gelmesi; yavrunun ait olduğu türden farklı olması; ksenogenez.
Afyondan çıkarılan bir alkaloid (C37H26N2O9), Opium alkaloidlerinden biri, Ksantalin.
ataxic writing, mirrow writing
aseptic wound, blowing wound, contused wound, entry wound, incised wound, infeeted wound, lacerated wound, nonpenetrating wound, open wound, penetrating wound, perforating wound, puncture wound, septic wound, suppurative woun
Anneden geçen prolaktin nedeniyle yeni doğan bebek memesinden, bazen ilk günler esnasında -az miktarda-gelen, süte benzer madde; sihirbaz sütü; büyücü sütü.
Aynı merkez çevresinde dairesel, oval ya da spiral seyir gösteren çizgisel epidermis kabartılan ile belirgin parmak izi örneği,
Antikoagülan ilavesi dışında yapısal bütünlüğü bozulmamış kan; içerdiği unsurlara ayrılmamış kan; bütün kan; tam kan.
Ak madde (beyaz cevher). Bk. white substance.
1 2 3 4 .. 140 141 142
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü