İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
a
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 4782 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
Enzim yokluğu; azimi.
Bk. azygos.
Bk. vena azygos
tıbbi çeviri
Sağ akciğer apeksi’nin iç yüzü üzerinde -bazen görülen- üç köşeli küçük lob; azigos lob
(G.): Çift olarak bulunmayan; tek; azigos.
Azur boyası ile kolayca boyanan; azurofil.
Hücre ve dokuları boyamada kullanılan mavirenkte bir boya; azur.
(İ.): Bk. pinta.
Özellikle gramnegatif bakteri enfeksiyonlarının tedavisinde intramüsküler ya da intravenöz kullanılan monobaktam grubu bir antibiyotik; aztreonam.
İdrarda üre ve benzeri azotlu bileşiklerin fazlamiktarda bulunuşu; azotüri.
Dışkı ile fazla miktarda azotlu bileşiğindışarı atılışı; azotore.
Kanda üre vb. azotlu bileşiklerin aşırı miktardaartışı; azotemi.
(F.): Azot. Bk. nitrogen.
Menide spermatozoonların bulunmayışı;sperm yokluğu; azoospermi.
Bk. pyrrole.
Azo boyalarıyla çalışan işçilerde görülen kaşıntı; azo kaşıntısı,
Canlı organizmalardan yoksun; hayat göstermeyen; azoik.
Bazı gram-pozitif ve gram-negatif bakteri enfeksiyonlarının tedavisinde intravenöz kullanılan, etki alanı genişletilmiş bir penisilin; azlosilin sodyum.
Azidotimidin. Bk. zidovudine.
Gref veya organ transplantasyonunda rejeksiyonu önlemede, tedaviye dirençli romatoid artrit ve diğer bazı otoimmün hastalıkların tedavisinde intravenöz ya da ağızdan tablet şeklinde kullanılan, pürin analogu immünosüpresan il
1
2 3 4 5 .. 238 239 240
a
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 2824 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Alm kemiği (frontal kemik)’nin supraorbital kenarının -zigomatik kemiğin frontal çıkıntısı ile eklem yapan- dışyan uzantısı; alm kemiğinin elmacık çıkıntısı; frontal kemiğin zigomatik çıkıntısı
Aorta abdominalis’in yan taraflarında bulunan kromafm hücrelerden oluşmuş küçük doku kitleleri; Zuckerkandl cisimcikleri (Daha ziyade fetal hayatta belirgindir),
Asalak olarak yaşayan hayvansal organizma; hayvansal parazit; zooparazit.
tıbbi çeviri
AİDS virüsü (HIV) taşıyanlarda ve AİDS tedavisinde ağızdan kapsül şeklinde kullanılan, timidin (thymidine) analoğu antiviral bir ilaç; zidovudin [Sonradan gelişen immün yetersizlik sendromu (AIDS)'nu tedavi etmeksizin, yavaş
Afrika’da yetişen “Corynanthe yohimbi” adlı ağacın kabuklanndan elde edilen, alfa2-adrenerjik reseptörleri bloke edici ve cinsel gücü artırıcı bir alkaloid; yohimbin.
Ağzın, geniş şekilde açılıp içine hava çekilmesini takiben dışarıya hava verilerek kapanışı ile belirgin refleks hareket; esneme (Genellikle can sıkıntısı, yorgunluk, uyuşukluk, uykusuzluk veya başka birisi¬nin esnemesini gör
Ağızdan ksiloz verilişini takiben idrara geçen miktarı belirleme amacıyla, gıdaya bağlı pentozüri tanısında uygulanan bir test; ksiloz konsantrasyon testi,
Amnion sıvısının azlığı veya amnion kesesinin erken açılması nedeniyle doğum sürecinde amnion sıvısının az oluşu ile belirgin doğum travayı; kuru doğum
Adet (menstruasyon) zamanında, uterus kanaması olmaksızın kasıklarda ağrı, göğüslerde dolgunluk vb. adete özgü belirtilerin oluşması; kseromeni.
Afrika’nın bazı bölgelerinde ve Brezilya’da veba etkeninin fareden insana geçişine aracılık eden Xenopsylla türü.
Afrika’nın bazı bölgelerinde ve Brezilya’da veba etkeninin fareden insana geçişine aracılık eden Xenopsylla türü.
Adet (menstruasyon)’e uyan zamanlarda uterus dışı herhangi bir organ veya vücut bölümünden kanama olması; vikaryöz menstruasyon; ksenomeni.
Anne babadan değişik özelliklere sahip yavru meydana gelmesi; yavrunun ait olduğu türden farklı olması; ksenogenez.
Afyondan çıkarılan bir alkaloid (C37H26N2O9), Opium alkaloidlerinden biri, Ksantalin.
ataxic writing, mirrow writing
aseptic wound, blowing wound, contused wound, entry wound, incised wound, infeeted wound, lacerated wound, nonpenetrating wound, open wound, penetrating wound, perforating wound, puncture wound, septic wound, suppurative woun
Anneden geçen prolaktin nedeniyle yeni doğan bebek memesinden, bazen ilk günler esnasında -az miktarda-gelen, süte benzer madde; sihirbaz sütü; büyücü sütü.
Aynı merkez çevresinde dairesel, oval ya da spiral seyir gösteren çizgisel epidermis kabartılan ile belirgin parmak izi örneği,
Antikoagülan ilavesi dışında yapısal bütünlüğü bozulmamış kan; içerdiği unsurlara ayrılmamış kan; bütün kan; tam kan.
Ak madde (beyaz cevher). Bk. white substance.
1 2 3 4 .. 140 141 142
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü