İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
I
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 15 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 15 arasındaki sonuçlar:
Acarina takımının keneleri kapsayan üst ailesi; keneler (Keneler, sert ve yumuşak keneler olmak üzere iki aileye ayrılır).
Sert keneleri içeren kene ailesi; sert keneler.
Bk. Sarcocystis hominis.
tıbbi çeviri
Özellikle tropikal ülkelerde insan ince bağırsaklarında bulunan ve bazen enfeksiyona sebep olan bir İsospora türü
Coccidia alt sınıfına ait sporlu protozoonların bir cinsi
Renk körlüğünü belirleme amacıyla -kişiye çeşitli renkleri içeren kartlar göstererek- uygulanan bir test; Ishihara testi
Ağız boşluğunda, özellikle farenks ve larenks üzerinde yerleşen miliyer tüberküloz; İsambert hastalığı
Çeşitli etkenler (bel bölgesindeki kaslarda incinme, disk fıtığı, osteomiyelit, spondiloz, osteoporoz vb.)’e bağlı olarak aşağı sırt ve bel bölgesinde sürekli ya da nöbetler halinde ağrı ile belirgin sendrom; sırt ve be
Dünya Sağlık Örgütü’nün yayınladığı kodeks; Uluslararası Kodeks
(L.): Eklembacaklıların baş, gövde ve karın olmak üzere üç ayrı kısım gösteren canlıları içine alan sınıfı; haşereler; böcekler,
(L.): Bk. Ciliata.
Asya memleketlerinde, özellikle Hindistan’da yetişen kenevir; Hint keneviri,
Parazitin gelişimini tamamladıktan sonra arakonakçıdan aynlışı; lipokseni.
İmmünoglobülin A glomerülonefriti. Bk. Bergers disease
Romatizmal ve müsküler hastalıklarda ve dismenore’de ağızdan tablet şeklinde kullanılan, analjezik ve antienflamatuvar etkiye sahip nonsteroidal bir ilaç; ibuprofen.
I
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 107 adet çeviri sonucu bulundu. 21 - 40 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Ilımlı, mutedil, ölçülü; herhangi bir faaliyet(yeme, içme, çalışma vb.)’te ölçülü,
Isı derecesi değişmeyen; her zaman aynnsıyı gösteren; sintermal.
Islık şeklinde; ıslık niteliğinde; stridulöz.
tıbbi çeviri
Işınların dalga boyunun, spektrometrearacılığıyla ölçülmesi; spektrometri.
Işınların, özellikle prizmadan geçerek kırılan ışınların dalga boyunu ölçen araç; spektrometre.
Islık gibi ses çıkaran; ıslık şeklinde ses veren; sibilan.
Işık etkisiyle beyazlaşanrodopsin’in tekrar morumsu kırmızı rengini alması; rodogenez.
Işık ışınlarını kırıcı; refrenjan.
Işınlamaya karşı vücudun herhangi bir şekilde gösterdiği reaksiyon; özellikle aşırı dozda x ışınları ya da gama ışınlarına karşı deride görülen reaksiyon; radyoreaksiyon.
Işın anlamına önek.
Isı etkisiyle oluşan erime; piroliz.
Isı, ateş anlamına önek.
Işınlama sonu; radyasyon sonrası; postradyasyon.
Işık dalgalarını çift kırıcı nitelik gösteren unsurlan aynntılı olarak incelemede kullanılan, optik sistemi -polarize ışık oluşturan- iki özel prizma’dan oluşmuş mikroskop; polarizasyon mikroskopu
Işığın deri üzerinde oluşturduğu toksikreaksiyonla ilgili; fototoksik.
Işık etkisi ile oluşan kimyasal olay ya da reaksiyon; özellikle klorofilli bitkilerde klorofil’in emdiği güneş ışığı eneıjisi etkisiyle karbondioksit ve sudan karbonhidrat oluşması; fotosentez.
Işıktan etkilenmeyen; ışığa maruz kalmaklabozulmayan; fotostabl.
Işığa karşı duyarlık; fotosansitivite.
Işığa duyarlı; ışığa hassas; fotosansitif.
Işık uyartılarını alıcı; fotoreseptif.
1
2
3 4 5 6
tıbbi çeviri, tıbbi tercüme

Tıbbi Terim Linkler

Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü